Birçok kişi Tarafından Acıya şikayetsiz katlanmak olarak açılımı yapılan insan doğasına özgü 5 duyu organı ile iliklerine kadar hissedilen duygular bütünü.
saçmalattıran, hayatı zehir eden, hayattan tat aldırtan, ağlatan, güldüren, uyutmayan, rüyanda görürsen uyanmak istemene engel olan, kederden içirten, feleğin çemberinden geçirten, hayaller kurdurtan, sonra aynı hayalleri geri yutturan, gözlerindeki ışığın nedeni, bazen ona rastlayan şanssız bedevi, tüm bedenini ele geçiren doğru, tüm bedenini mahveden yalan, bu kadar virgül koydurmasına rağmen hala bir tanımı olmayan.
çok şey okursun ve görürsün, ama hissedemezsin ...
yazmak için seçtiğim en kötü zaman. 2 aylık bir zamandır pek kimseyle konuşmuyorum haliyle bazı kelimeleri kullanmakta zorlanıyorum bu sebeple cümle içinde nasıl kullanacağımı hatırlamakta zorlanıyorum. haa bir de ingilizce çalışmalarım... aşk.. en zor konu en zor deneyim en en bütün enler. öyle diyorlar evet aşk en acı.
en azından aklıma ilk gelen kelime "acı".
insan bilmedikleriyle ilgilenir bilmediklerine meraklanır bundan tabii ne var ... bana göre bu durum olmasaydı elimdeki araçla bu yazıyı yazamazdım ... bunun aşkla ilgisi ne olabilir bir düşüneyim ilgisini değil kafamdakileri nasıl yazacağım bunu bir düşneyim. ben düşünmeye devam edeyim .... daha henüz halen aşkı tadamamışken ama çok meraklıyken aslında çok yakınken farkına varamamışken aşka bu kadar borçlanmışken ...
keşke avatar ruhunda olsaydım diyorum çoğu zaman her varlığa onlar gibi derinden bağlanabilseydim . her şeyi duyabilseydim. samimiyetten uzak , çıkarcı ve kemirgen davranışlardan arınmış insanlarla yaşasaydım . bu beni aşka yaklaştırırdı. tadına bakardım.
aşk benim hayallerimde , rüyalarımda çok uzaklarda ... hayallerimle uykusuz gecelerde belkide.
ama aşkın kazandırdıklarıda var tabi mutluluk . saçmalarcasına gülümsemek. anlamsızca düşünmek. zamandan soyutlanmak.
ama anlıyorum ki bu konu bana ağır geldi uyuştum ve külçeleştim. bana hafif gelen gündelikler var yada ağrı kesiciler ve en önemlisi fransız öpücüğü değilde anne şefkati... şimdilik benden bu .
kendini kopyalayıp hayatta kalmaya çalışan genlerin, kullandıkları vücudu çeşitli kimyasallarla uyararak, kopyaları için en iyi vücudu yaratma çabasıdır. kalanı edebiyattır.
üstüne şiirler, destanlar yazılan ve insanı kendinden alan tuhaf bir duygudur aşk. kişisel aşk daha çok acıtan ve bile bile tekraredilendir. karşındaki kişiyi ilah ya da ilahe yapandır. aynaya değil de sevgilinin gözünün içine bakılan durumdur. en güzel ya da en yakışıklı hissedilen durumdur aşk. yanındaki sevgiliyi düşünde de görebilmektir.
bazen hiç karşılık beklenmeyendir...
(bkz: sen elmayı seviyorsun diye, elmanın da seni sevmesi şart mı)
insana saçma sapan şeyler yaptıran ancak masalsı bir duygudur. insan aşkının şiddetinden korkabilir, ağlayabilir, bu ona hayat ışığı olabilir, onu mahvedebilir de. ancak yine de çok güzeldir. *