sahip olamadıkça biriktirilmiş hazdır..cinsel çekim ile bire bir ilintilidir..o nedenle çılgın aşıklar bir süre sonra aşkın yerini sevgi veya alışkanlıkların aldığını söylerler..oysa ki 2 insan arasındaki ilişki; suretlerin göründüğü andaki kalp çarpıntısına, ten vs.uyumuna, et parçasına olan düşkünlükle ölçülemeyecek kadar yüce bir sebepten kaynaklandığında anlamlı olur.
kalp çarpıntısıyla başlar mide kasılmalarıyla devam eder. belli bir süre havada yürüyormuşsun etkisi yapar, gece uykusuz bırakır gündüz yinede fişek gibi dolaştırır. yüz kaslarını gevşetir devamlı gülersin. vücudun salgıladığı ve aşkın vermiş olduğu o şeyler yokmu ah ah körolmayasıca... derken onsuzluğun vermiş olduğu yoksunluk kirzleriyle sona erer. bünyede kalıcı hasar yaptığı görülmüşsede vazgeçmeside imkansızdır.
senelerdir hissetmediğim bir duyguydu ta ki şu geçen güne kadar. mahvediyor insanı ne biçim duyguysa. lan yüzüne bakamıyorsun utancından. daralıyorsun, sıkılıyorsun. Bir şey okuyamıyorsun, bir şey seyredemiyorsun. gördüğünde bir anda üstüne müthiş bir yorgunluk çöküyor. aptal aptal düşüncelere sebep oluyor. özellikle tanımadığın birisiyse meraktan ölüyorsun. gidip söylesem kurtulurum bu düşüncelerden diyorsun gidemiyorsun, söyleyemiyorsun. bir fırsat elbet çıkar, bir şeyler elbet olur deme olmuyor işte hayat böyle filmlerdekine benzemiyor. ama bunca işkenceye rağmen gene de pişman olmuyorsun daha bir temiz daha bir mutlu hissediyorsun. ne demiş ferdi tayfur "dünyası toz pembedir insan sevince."
bilmiyorum ama büyük ihtimalle bende bu gurur bu utangaçlık bu mallık olduğu sürece böyle yerimde kalmaya devam ederim. Siz eğer tanıyorsanız, biliyorsanız veya ortak bir arkadaşınız varsa gidip söyleyin kalmayın bu meçhulde.
Bir kişi aşık olduğunda, beynindeki ventral tegmental alanı dopamin ile dolar, dopamin de giderek artarak, daha yüksek ve yoğun hisleri beraberinde getirir. birisi kokain aldığında da esasında aynı sistem aktive olur. Bu yönüyle aşk, kokainle aynı sonuçların sebebidir.