senelerdir hissetmediğim bir duyguydu ta ki şu geçen güne kadar. mahvediyor insanı ne biçim duyguysa. lan yüzüne bakamıyorsun utancından. daralıyorsun, sıkılıyorsun. Bir şey okuyamıyorsun, bir şey seyredemiyorsun. gördüğünde bir anda üstüne müthiş bir yorgunluk çöküyor. aptal aptal düşüncelere sebep oluyor. özellikle tanımadığın birisiyse meraktan ölüyorsun. gidip söylesem kurtulurum bu düşüncelerden diyorsun gidemiyorsun, söyleyemiyorsun. bir fırsat elbet çıkar, bir şeyler elbet olur deme olmuyor işte hayat böyle filmlerdekine benzemiyor. ama bunca işkenceye rağmen gene de pişman olmuyorsun daha bir temiz daha bir mutlu hissediyorsun. ne demiş ferdi tayfur "dünyası toz pembedir insan sevince."
bilmiyorum ama büyük ihtimalle bende bu gurur bu utangaçlık bu mallık olduğu sürece böyle yerimde kalmaya devam ederim. Siz eğer tanıyorsanız, biliyorsanız veya ortak bir arkadaşınız varsa gidip söyleyin kalmayın bu meçhulde.
Bir kişi aşık olduğunda, beynindeki ventral tegmental alanı dopamin ile dolar, dopamin de giderek artarak, daha yüksek ve yoğun hisleri beraberinde getirir. birisi kokain aldığında da esasında aynı sistem aktive olur. Bu yönüyle aşk, kokainle aynı sonuçların sebebidir.
insan aşkı devamlı aramalı bazen sonu hüzünle bitsede vazgeçmemeli aşktan. aşk haya demek, aşk iffet demek, aşk sadakat demek aşkı bilmek sevgiye maşuğa aşk ile bağlanmak demek.
televizyonlardaki dizilerden, sinemalardaki filmlerden, popüler müziktekilerden çok daha farklı bir olgudur. tanımını yapmak kolay olmamakla birlikte keskin bir belirtisi de yok zaten. bünyeden bünyeye, kalpten kalbe farklılık göstermekte kendisi.
biyopsikososyal varlıkların yaşayabileceği, beynin bir kısmının körelmesine sebep olan, nedeni bilinmeyen, yoğun duygusal durum. ayrıca, aşkın gözü kördür, deyimi bu durumu desteklemektedir.