aşkın ben hastalık olduğunu düşünüyorum. aşık insan sağlıklı düşünemiyor. hatta nereye bakarsa hep o yüzü hep o kişiyi görür. o o o heryerde o. hep yanında o olsun ister.
baktım, bir halk türküsünün ince telinde
sendin sözcüklerin vurguladığı anlm
düçlerde imbat esip
gerçeklerde dağ soluyan
sendin, insanlar içnde insan.
tıpkı ölüm gibi insanları eşitleyendir. dünyanın neresinde olursa olsun, eğitimi, konumu, yaşı, rengi, dini fark etmeden her insanda benzer tepkileri görebildiğiniz duygudur. gece sevdiğine sarılıp yatmanın mutluluğu ya da yatamamanın hüznü her dilde aynı.
çok güzeldir.
uyanınca mesela, ilk onu aramak gelir aklına. Telefona yönelirsin, o çoktan günaydın yazmıştır.
öğlen olur dersten çıkar yanına koşarsın, tavuk ızgara ilk kez bu kadar güzel gelir. Gerçi yemek pek umrumda değildir, karşında gözlerine, tam gözlerinin içine bakan bir çift göz olunca.
akşam zaten onsuz olmaz, çekemezsin, sabredemezsin alabildiğince siyah ve bir o kadar soğuk kış akşamına.
gece yanında uyumak istersin, ya da aslında o uyurken hareketinden rahatsız olmasın diye uyumamak.
seyredersin onu gece boyu, koklarsın ama yine hareket etmeden.
seversin çok, evini unutur, annenin yemeklerini özlemezsin hiç.
seversin çok, kendini unutur, önceki hayatın nerede geçmiş hatırlamazsın bile.
aşk, gerçekten çok güzeldir.
bütün kelebeklerin dünya'da sadece bir adaya dogru ucmasidir. ada çok uzaktadir, kelebegin ömrü ise çok kisadir. ya da hiçbiri. ya da ask yoktur. ya da sen bilirsin. falan ve filan. ask yoktur, o vardir. herkesin ask dedigine sen ask diyemiyorsan ask denilen sey iste o'dur. kelebeklerin onun için uçtuysa bir gün, nasil baskasina konabilir ki baska bir gün...
Şimdilerde kimsenin dilinden düşmeyen ama bayrağını hala aslının keremin ferhatın şirinin taşıdığı yani öyle sevmesini bilmeyenlerede pek ugrayacak bir şey olmayan muntazam duygudur.
sadece hissetmek garip bir mutluluğu, yokken var olması her zaman onun, yağmurun daha güzel kokması yada müziğin gizli ritmini duymak, daha az konuşmak yada daha fazla haykırmak içten içe.