--spoiler--
Kamil iken cahil ettim alimi,
Vahşi iken yahşi ettim zalimi,
Yavuz iken zebun ettim Selim'i,
Her oyunu bozan gizli zor benim...
--spoiler--
kimine göre yalandır, kimine göre hayatın tek gerçeği aşktır. aşk ne olursa olsun yıllar boyunca herkesin dilinde yer bulmuş, herkes onu farklı anlamlandırmaya çalışmış. doğasından gelen o arayış içinde insan. içimizi kemiren gerçeği bulmak isteği.. fakat aşk denilen herkes için aynı değil her yürekte bıraktığı iz aynı olmuyor aşkında doğası böyle ki bence aşk; milyonlarca düşünceyi milyonlarca insanın yüklediği her anlam olabilen, uğruna milyonlarca söz söylenen söylenmeyede devam edilecek olan tüm bunları da yalnızca üç harfe sığdırabilen, büyülü birşeydir.
Aşk bazen bir beyoğlu
hikayesi
bazen de mecnun
gözünde leyla çölü
bazen yaşam dır
martının ekmek
mücadelesi
bazen de kuyu dur
karanlık bir yusuf
gövdesi
bazen dağ olur
delik deşik aslı cinneti
bazen de bir anne
şevkati
bazen yol dur
uçsuz bucaksız sonu
gelmez
bazen de umuttur
hayallerin suya düşer
bazen mülteci bir
mola sonrası hüzündür
bazen de firari bir
mahkum
bazen şìir gibi okunur
dudaktan kalbe
bazen de nakışlanır
el emeği kilimlere ..
insanın varoluşuyla sulardaki yansısını ilk gördüğünde duyduğu şaşkınlık ve de hayranlıkla benzerini izlediği anda aklına düşendir.
sulara dokunduğunda dalgalanan aksin ötesinde, gerçekten de benzeyenine dokunabilmesidir. dokunduğunda kendisini diğerinde de bulup bilmesi, bir hayale, bir akse, bir serapa böylece ulaşabilmek istemesidir.
aşk emektir.
insanoğlunun yarattığı düzen içinde kelime anlamı her an yozlaşsa, küçülse, kendisini kaybetse de gerçekten asla ama asla kirletilemeyecek denli kutsal olan mucizedir.
aşk yalnızca birini sevmek değildir. sevginin eşlik ettiği hayranlık ise hiç değildir. aşk tek olmak istediğidir bir kalarak. bu yüzden de en büyük emeği ve de çabayı haketmektedir. bu anlamda da aşk acıdır, aşk katlanabilmektir...
aşk herşeyin kirlendiği, çamurlara bulandığı bu zamanda o kabullendiğimiz mutlak yalnızlığın içinden çıkmaya çaba harcamak, sivrileşmiş egolarımızdan, bol dikenli kabuklarından vazgeçmek demektir.
aşk güvenmektir. hem kendimize, hem o aşkın kendisine, hem de içimizde olan biten o başkalaşmaya, bir nevi o içsel devinime, ve de devrime.
aşk bir değişimdir. kendini sürekli yenileyendir... o yüzden vazgeçilmezdir.
aşk her ne olursa olsun onu düşünmek, ne yaparsa yapsın vazgeçememek, gün içinde olmasa bile gece yastığa kafanı koyduğunda onun aklına gelmesi ve onunla uyumaktır. belki acıtır ama tatlı bir acıdır bu, kimi zaman isyanlarda da olsanız her zaman umutla yaşatır. ve en önemlisi bence aşk tek taraflı olduğunda; ona değil, kendi içinde yarattığın ona aşık olmaktır.