binlerce şiire, makaleye, romana konu olmuş, ama en güzellerinden birini de yılmaz erdoğan'ın söylediği delilik hali. sade ve öz... "şimdi sen gidiyorsun ya, herkes sana benzeyecek!"
"şimdi aşk kaçmış bir ilmektir gövdenin örgüsünde
uykusuz bir gecenin çitlerine takılan.
sökülür durmadan uzayan ipliğiyle,
sarılır mekiğine sabahın
ürkek bir güvercin halinde.
ve sen eksildikçe o güvercin tamlanır,
kanatlanır böylece köpüren özlemiyle.
uçar gider geçmiş bir günün ardından,
bir tüy kalır geriye senin bittiğin yerde"
Doğumundan beri öğrenip de "bu doğrudur" dediğin karakter özelliklerini karşına çıkmış beğendiğin bir bedene giydirmektir. Zamanla teker teker çıkarırsın o parçaları. 1 ay, 1 yıl, 2 yıl.. En sonunda çıplak kalır karşındaki.
Işte karşındakini çıplak, öz benliğiyle sevmektir kıymetli olan. Gerisi evcilik, gerisi oyun.
ulan unutucam tabi kendini ne sanıyor ki.
elbet kediler yeniden uçacak, kuşlar yeniden yüzecek.
yeni doğmuş bir kurbağanın
havlaması kadar güzel bir şey var mı ?
gittiği iyi oldu.
yoksa bu kadın bana kafayı yedirecekti!