karşıtlığı olan acı duygusu olmadan pek bir şey ifade etmeyen kelime. her defasında tövbeler edilen ancak tövbe bozduran günahkar. insanlığın en büyük belası ve yaratıcılığın en büyük sebebi. öylede boktan bişi işte.
geçici üreme isteğidir. ürersiniz, bir müddet daha üremeye devam edersiniz ve aşk biter. evlilikle aşkın bitmesi bu yüzdendir. ondan sonra sevgi başlar. çünkü karşılıklı minnet duyguları hissedilmektedir o kadar zamandan sonra.
aşk, birine sevgilimden çok 'sevdiğim' diye seslenebilmektir. gözlerini kapattığında zihninde gülüşünün belirmesidir. dünyanın renksizliğine rağmen nasılsa o var diye gülümseyebilmektir. onu biraz daha düşleyebilmek için uykusuz kalmaktır.
aşk, hatıralardır. bazen gülümsetir çoğu zamansa üzer bu hatıralar. çünkü artık o yoktur. gülüşü bir başkasını mutlu ediyordur. o hatıralar bir daha geri gelmeyecektir.
anılarına sadık kalmak için bir süre onun sana öğrettiği şarkıları dinlersin, onla ilk gittiğin yere gider, onla izlediğin filmi izlersin. bir süre sonra bunlar da anlamsız kalır. çünkü hatıralar içinde o var diye böyle güzeldir ve özlenir. onsuz soğuktur ve yavandır.
aradan ne kadar süre geçerse geçsin, hep senle kalbinin en derin bir noktasında kalır bu duygu. ne kimselere anlatılır ne de kimseler anlar. sen bile hissetmemeye başlarsın hatta zamanla.
ama ne vakit o sokaktan geçsen, o şarkıyı duysan yanaklarını yakan gözyaşlarını silecek bir mendil arar durursun.