Aşkı tarif etmek ne haddimize. ama. yaşamaktır bazen, ölmektir çoğu zaman. aşk iki kişiliktir diyen şair de yalancıdır. çünkü aşk imkansızlıktan beslenir. ve yine imkansızlıktan ölür. aşk kendinden öte sevdiğini düşünmektir. dualarda kendini unutup da onun adını anmaktır. susamaktır ki ne kadar içsen de kanamazsın. görmek, hep daha fazla görmeyi istemektir. gördüğünde bile deli gibi özlemektir, yine deli gibi çarpan bir kalp eşliğinde. bir sigara daha yakmaktır üstüne. uykusuz bırakandır, yalnızlaştırandır. ama bir kişide 2 kişi olmaktır aynı zamanda. gecelerin, gündüzlerin, denizin, toprağın, güneşin, yağmurun, denizin, şiirlerin, şarkıların, zamanın ve daha pek çok şeyin olduğundan bambaşka bir şeye hizmet ettiğinin görülmesidir. ölümü unutturan yegane duygudur. ölümsüz kılar onu yaşayanı. ve herkesin harcı da değildir. aşkı bacak arasında arayanlar başka bir isim bulsunlar. aşk çok şeydir. ama yine de her şey değildir. an gelir yetmez olur. tıpkı onu tarife yetmeyen kelimeler gibi.
tek ruh olursunuz,
tek bardaktan su içersiniz,
tek tabaktan doyarsınız,
tek vücud olursunuz,
tek eli tutarsınız,
tek yorganın altında uyursunuz,
tek sigarayi dönersiniz bazen,
hep tek düşünürsünüz; bir tek o'nu..
insanların hayatın ne kadar boktan olduğunu fark etmemesi, oyalanması için uydurulduğunu düşündüğüm kavram. his, duygu, kimyadır falan denmesin tüm bunların şartlanma, beynin duygu yönlendirmesi vs.ile ilişkisi malum. kim uydurmuş, nasıl oluşmuş bilmiyorum ama ilk insanların bu kavramdan habersiz olduğu kesin.
10727 adet entry girilmiş aşk için. çoğuna göz attım üşenmeyip. çoğu acısını anlatmış sanki. ama acıdan önce gelen mutluluk, heycan, tutku herşeye değer.
baş ağrısı, tansiyon, kıskançlıktan karın ağrısı, kalp çarpıntısı, uykusuzluktur. ayrıca ilişkinin başında kuaförler ilişkinin sonunda tekel bayileri kazanır.
sevgilisinin doğum gününü kutlamak için, akşam görüşeceğini bile bile; 120 kmlik yolu, dolmuş, tren, başka bir dolmuş ve 500 metre otoban kenarında yürüme ile aşmak ve iş yeri güvenliği, idari işleri aşıp elinde koyu pembe dünya tatlısı bir saksı çiçeği verip geri dönüvermek için kapıda bekleyen adamın içindeki histir. o adamın içindeki hissin aynadaki yansıması misali olan kadının içindeki bir de. aşk öyle deli olmaktır işte.
duygular saçmalık. Aşk saçmalık. yaşarız ve ölürüz.
bunun dışındaki herşey hayal. bunlar edilgin
hatunların duygular ve hassasiyetiyle ilgili
saçmalıkları. sadece uydurulmuş, taraflı, duygusal
zırvalıklar. ruh yok.tanrı yok. sadece kararlar, hastalıklar ve
ölüm var..