insanların hayatın ne kadar boktan olduğunu fark etmemesi, oyalanması için uydurulduğunu düşündüğüm kavram. his, duygu, kimyadır falan denmesin tüm bunların şartlanma, beynin duygu yönlendirmesi vs.ile ilişkisi malum. kim uydurmuş, nasıl oluşmuş bilmiyorum ama ilk insanların bu kavramdan habersiz olduğu kesin.
10727 adet entry girilmiş aşk için. çoğuna göz attım üşenmeyip. çoğu acısını anlatmış sanki. ama acıdan önce gelen mutluluk, heycan, tutku herşeye değer.
baş ağrısı, tansiyon, kıskançlıktan karın ağrısı, kalp çarpıntısı, uykusuzluktur. ayrıca ilişkinin başında kuaförler ilişkinin sonunda tekel bayileri kazanır.
sevgilisinin doğum gününü kutlamak için, akşam görüşeceğini bile bile; 120 kmlik yolu, dolmuş, tren, başka bir dolmuş ve 500 metre otoban kenarında yürüme ile aşmak ve iş yeri güvenliği, idari işleri aşıp elinde koyu pembe dünya tatlısı bir saksı çiçeği verip geri dönüvermek için kapıda bekleyen adamın içindeki histir. o adamın içindeki hissin aynadaki yansıması misali olan kadının içindeki bir de. aşk öyle deli olmaktır işte.
duygular saçmalık. Aşk saçmalık. yaşarız ve ölürüz.
bunun dışındaki herşey hayal. bunlar edilgin
hatunların duygular ve hassasiyetiyle ilgili
saçmalıkları. sadece uydurulmuş, taraflı, duygusal
zırvalıklar. ruh yok.tanrı yok. sadece kararlar, hastalıklar ve
ölüm var..
aşk yüzlerce km uzakta olup onun varlığını hissetmek,
aşk bazen susuşsan bile telefonun diğer ucunda olup o'nu hissetmek,
aşk o'nu düşünmeyi bile ibadet gibi görmek,
aşk o'nun varlığıyla mutlu olabilmek.
hani dedim ya susuşmak diye, belki saçma geliyor olabilir ama bence artık bu sizi kelimelerin tarif edemeyeceği anlamına gelir. bu durumda zaten birbirinize söyleyeceğiniz her kelime dimağınızda yer etmiştir, susmak bile bir konuşma biçimidir o an. siz o, o ise siz olmuştur artık.
Kalbi atmaktan yorgun bir Emily düşün
Durgun bir hayatın kenarına park etmiş bir şavrole
kendimizi öyle derin bir role kaptırmışız ki
gözlerimiz âmâ kulaklarımız sağır
ama yine de gün Alplerde eylene dursun
Mardin'in herhangi bir topraklı damından kuş uçurdum, özgür
Jardin des Vestiges Parkı'na aşk dilinde düşen o gül
Neden bana seni hatırlattı Adella
Oysa sen kalbimle birlikte vurulmuştun
ne duydum, ne gördüm, kördüm kördüm!
Yasak duvarlarda dikenli tellere vurulsa kaderim
derin duygular icinde elimi tut derim
isyansa çıkar koy önüme tüm hudutları
bir elimde kömür karası Ababuo diğerinde Asya
-Yürek Atışı-Hint Okyanusu kadar
Lâl sen, âmâ ben
Laf aramızda kalsın
Bu aşk bize çok yakıştı.