Soğuktan eliniz ayağınız uyuşmuş bir halde eve geldiniz
ve hemen sobanın yanına sokuldunuz.
Isınmak için sobanın yanına sokulduğunuz andan itibaren,
her geçen dakika sobadan biraz daha uzaklaşır ve en sonunda odanın, sobaya en uzak köşesine oturursunuz.
ilk dakikada sizi rahatlatan, huzur veren ateş; yavaş yavaş canınızı sıkmaya başlamıştır. Önce üstünüzdeki kazağı çıkarır, daha sonra evdekilerin bütün itirazına rağmen, pencereyi hafifçe aralamaya kalkarsın.
Acısı şurada(kalpte) kalır kelimesinin baş harflerinden oluşan genelde büyük bir hüsranla sonuçlanan, insanı rezil ya da vezir eden enteresan insanı duyguya denir.
kendini değil onu düşünmektir.
mutluluğu paylaşmaktır.
mutsuzluğu üstlenmektir.
kendini güçsüz göstermektir onu yüceltmek için.
lüzumsuz yere yardım istemektir sevdiğinden sırf ona ihtiyacın olduğunu düşünmesi için.
her güne yeni bir hayat sığdırmayı başarmaktır beraberken.
bir gün sonra yanında olmayacakmış gibi yaşamaktır istediğini.
geçmişe hapsolmak veya geleceğe gitmek yerine o anı sevinçli kılmaktır.
unutulmaz anıları düşünmek yerine o anların hatırlanamayacak kadar çok olduğunu bilmektir.
yolda kalp şeklinde taş bulabilmektir.
Aynalar anlar acı çeken insanın halinden
Sessizlikte akıtılan birkaç damla gözyaşıdır huzur veren
Hayali belirir sevgilinin, gülümseyen, birden..
Ama kıymet nedir bilmeyen...
karşıtlığı olan acı duygusu olmadan pek bir şey ifade etmeyen kelime. her defasında tövbeler edilen ancak tövbe bozduran günahkar. insanlığın en büyük belası ve yaratıcılığın en büyük sebebi. öylede boktan bişi işte.