Aşk, akıl, şehvet ve kadirbilmezliğin baş harflerinden oluşmuştur. Bir sorunsaldır çünkü akıl ve şehvet yanyana durmaz ve bu yüzden kimse kimsenin kadrini bilmez.
mecazi aşk ise sorunsalın özü; libido da bezler onu, saflık, samimiyet, karşındakinde kendini görme hali de. aşkın, aşığın, maşuğun kalibresine göre değişir. ve fakat gerçek aşk bunlardan hiç biridir. dünyayı gurbet bilip sıla özlemi gerçek sevgilini hasretini çekmektir.
kalu belada Rabbin güzelliğinden bir küçük zerre görüp güzele hayran olan canın hem bu dünyada hem de öte dünyasında güzelin peşinden koşmasıdır. her güzel o ilk güzeli hatırlattığı içindir aşk. her cana da kısmet olmaz. ucundan kıyısından aşk bulmuş olan şükür için daha ne ister?
Fuzuli'den sorarsan; sonu gelmez bir firkattir aşk. Kavuşmak faslına ermeden bitmez. Yunus'dan sual eder isen; kavuşmak içindir. Neticesi vuslata vesile olmayanın ismi aşk olmaz. Ve fakat bazen kavuşur da yine hasretiyle yanar aşık maşuğunun. Aşk öyle bir sarhoşluk halidir ki vuslat gelir de haberi olmaz. iskender Pala'dan sual eder isen aşk elin ayağa dolanması elin ayağa karışmasıdır ki aşık görünce maşuğunu aldığı nefesi geri vermeyi unutur.
Aşkın özü hasretliktir. Sevgi büyüdükçe hasreti körükler. Hasretlik büyüdükçe vuslata ermeyi emel edinen gönül ömür özlem ile geçecek zanneder. Ne tendedir ilacı aşığın ne sıcak nefesinde maşuğunun.
Aşıklığın beşte dördü hayal, biri de hayal bile kuramayacak kadar sarhoşluk halidir.
Gerisini derdini name etmiş bülbül ile aşkını sessizce edasına gömmüş gülden sormak gerek.
aşk hastalıklı bir duygudur. aşığın gözü adeta kördür. hiçbirşeyi göremez, görse bile anlayamaz. dünyası aşkla doludur. öyle ki sevdiği zannettiği kişinin olumsuz yanlarını bile göremez. o, o an için sadece aşk'a aşıktır. karşı kişi objedir. ama gözleri açılana kadarki mutluluk da o'na yeter.