insan gerçekten karşısındakine mi aşık olur. Yoksa zihninde yarattığı karışındakine mi?
Belki de zihnindeki kişi ile karşısındakinin uyuşmadığını fark etmesi yaklaşık 2 sene sürüyordur. Buda aşkın ömrünü betimlemiş oluyor.
Veya o kişiye ulaşamadığında imkansızlaştığında zihnindeki kişiyi elde edemediği için olay kara sevdaya dönüyordur, unutulmaz aşk oluyordur. Leyla ile mecnun misali efsaneleşiyordur. Peki ona ulaşmış olsaydı ne olurdu. 2 sene sonra bitermiydi aşkı. Farkına varırmıydı zihnindeki ile karşısındakinin farklı kişiler olduğunu.
Yunanlısına 'Eros', Romalısına 'Amor' dediler. ikisini de Tanrı yaptılar aşkın başına. Tanrı olmak basitti de hiç gerçek olmadılar. Masal olmak çok koydu gerçek olmayan Tanrı kırıntılarına. Gün bitti, değişti zaman. Ne Roma kaldı geriye ne eski Yunan. Eros' tan biblo yaptılar, Amor' dan parfüm. Tanrılıklarını satıp ekmeklerini kazandılar.
Aşk ateistti, çok geç anladılar...
Onun yanındayken çevre etmeninin yok olması. Buluşmadan bir gün önce giyecekleri hazırlamaktır. O yanınızdaykenki mutluluk kelimelerle anlatılmazki birde aşık olduğunuz insanla evlenmek , beraber uyumak dünyanın 7 harikasından biridir.
yerine göre peşinde koşulası, yerine göre uzak durulasıdır.
kiminin hayatını felç ederken, kiminin sanatına kavis verir.
ya zehirli oktur ya da kamçı. olmazı, olur yapma çabasıdır...
Aşk fedakarlıktır. Seninle mutlu olmadığını anladığında kırgın olmana rağmen geri çekilmektir.
Değişmesini, tercih değiştirmesini talep etmemektir. Sırf o mutlu olsun diye için kanaya kanaya ondan uzak durmaktır.
Aşk acı çekmektir.
uzun bir aradan sonra üniversitede tekrar başıma gelen ve bunalımlara sokan şey, cesart edip konuştum benim konuşmamı bekliyormuş galiba.. okulda her gördüğünde selam vermeye başladı ve ben gidip yanına konuşamadım... 3-5 gün öncesine kadar sabahları yüzümü güldürürken birden bir şey oldu ve artık selam vermiyor. Begendiğim Beye burdan selam..