yerine göre peşinde koşulası, yerine göre uzak durulasıdır.
kiminin hayatını felç ederken, kiminin sanatına kavis verir.
ya zehirli oktur ya da kamçı. olmazı, olur yapma çabasıdır...
Aşk fedakarlıktır. Seninle mutlu olmadığını anladığında kırgın olmana rağmen geri çekilmektir.
Değişmesini, tercih değiştirmesini talep etmemektir. Sırf o mutlu olsun diye için kanaya kanaya ondan uzak durmaktır.
Aşk acı çekmektir.
uzun bir aradan sonra üniversitede tekrar başıma gelen ve bunalımlara sokan şey, cesart edip konuştum benim konuşmamı bekliyormuş galiba.. okulda her gördüğünde selam vermeye başladı ve ben gidip yanına konuşamadım... 3-5 gün öncesine kadar sabahları yüzümü güldürürken birden bir şey oldu ve artık selam vermiyor. Begendiğim Beye burdan selam..
sen kocaman collerde bir kalabalık gibisin
kocaman denizlerde ender bir balik gibisin
bir ısıtir, bir usutur, bir ağlatir bir güldürür
sen hem bir hastalik hem de sağlık gibisin.
kimi ilk aşık olduğuna kavuşur, hiç ayrılık yaşamaz. onun için aşk güven ve huzur demektir herhalde. aslında benim kafamda 'sevgi' kelimesinin karşılığı bu.
aşk daha başka bir şey çünkü. aşk daha sürünmeli, daha gözyaşılı, daha heyecanlı, daha mutlu, daha gözü kör bir şey çünkü. bir insana hissettiklerinle en dibe de vurabildiğin gibi, gözlerinin içi parlayarak mutluluktan uçacak gibi hissedebiliyorsun. aslında kendinde mevcut olan bu kadar çok sevebilme, bu kadar gözü kapalı isteyebilme ve bu kadar üzülebilme potansiyeline kendin de şaşırıyorsun. sınırlarını görüyorsun çünkü. en çok nasıl heyecanlanılır ya da biri yoksa o koskoca şehir nasıl da anlamsız ve aslında bomboş gelebilir, normalde düşünsen aklının almayacağı şeyleri hissedebiliyorsun çünkü.
bendeki aşk tanımı da böyle bir şey. zira benim deneyimim de tanımladığım şekilde oldu. artı yüz ile eksi yüz arasında dalgalanan; çok sevinmeli ve çok üzülmeli bir süreç.
bugün aklıma geldi. keşke dedim hiç tanışmasaydık. keşke ben o otobüse değil bir sonrakine binseydim. keşke şöfor bir durakta daha uzun bekleseydi, bir kırmızı ışığa takılsaydı ya da benim almaya gittiğim arkadaşı daha çok bekleseydim. veya onun o gün işi olsaydı, arkadaşını görmeye gelmeseydi. ya da biz yokken gelseydi. o gün neden yaşandı, niye yaşandı hala bilmiyorum. o günün yaşanmasına vesile olan iklli ise sonrasında hiç görüşmediler. ikisi de farklı insanlarla evlendiler, işin garip yanı da bu. hani kelebek etkisi dedikleri bir zımbırtı var ya, sanırım doğru o.