Fatih, camiye çevirmiştir vasiyetnamesindede amacı dışında kullananlara beddua etmiştir. Bi ara belgrada gitmiştim, osmanlıdan kalan camileri hep yıkmışlar bir tane numunelik bırakmışlar bayraklı cami. Biz kilise manastırları yıkmıyor restore ettiriyoruz elden geldiği kadar.
Camiye çevirilmesi eskiden saçma bir karar gibi gelirdi.
Ama Avrupalıların ve Çinlilerin Yıktığı camileri görünce biz az bile yapmışız diye düşünmeye başladım.
ayasofya'yı kapalı tutmak, Birleşmiş Milletler'den Afrikalı yamyam devletlerine kadar aleyhimize rey verdirip kendileri müstenkif geçinen Batılılara "artık benim hayat hakkım kalmadı!" demektir.
ayasofya'yı kapalı tutmak, bu toprağın üstündeki 30 milyon ve altındaki 30 milyar Türk'ün semâları tutuşturan lanetine hedef olmaktır.
ayasofya'yı kapalı tutmak, Allah'a sövmeye, Kur'ana tükürmeye, Türk tarihini kubura atmaya, Türk iffetini kirletmeye, Türk vatanını satmaya denk bir suçtur.
(...)
necip fazıl kısakürek - hitabelerim
aynı yerde 3 kez inşa edilmiş bir yapı.
ilk inşa edilen yapı bazilika halindedir. yani daha düz bir yapıdır. klasik ev gibi.
ikinci inşa edilen yapı ise günümüzdeki ile aynı olan ama daha alçak kubbeye sahip yapıdır.
üçüncü hali ise günümüz halidir. fetih öncesi. minaresiz. https://galeri.uludagsozluk.com/r/2474951/+
2022'de 2 kez gitmiştim. namaz kılmak nasip olmuştu orada.
çok güzel bir mabet. çok güzel bir eser.
hem dışarıdan hem içeriden bakınca kilise olduğuna inanamıyor insan. hani yapanlar nasıl yapmışsa eser "ben camiyim" diye bağırıyor.
hz isa, meryem ana mozaikleri bile duruyor. namaz anında mozaikler perde ile kapatılıyor.
eski yapılan dini eserler bir başka.
ayasofya eskiden kiliseydi sonra camiye dönüştürüldü diye ağlayanlar, peki size şunu soruyorum : osmanlı'dan kalma binlerce cami'nin kiliseye dönüştürülmesinde niye sesiniz çıkmadı ?
islam düşmanı demek istemiyorum size ama ayasofya için hoşgörü edebiyatı yaparken bu konularda niye sesiniz çıkmadı ?
çin'de doğu türkistan'da kaç yüzyıllık camiler yıkılırken niye ses çıkarmadınız ?
cami yıkılınca mesele yok ama bir kilisenin savaş hakkı olarak camiye çevrilmesi sizi delirtiyor.
Ayasofya(Αγία Σοφία/Agía Sofía), Yunanca ''kutsal bilgelik'' demek olup Türkiye'de başta istanbul olmak üzere irili ufaklı bir sürü vardır lakin bunların en bilineni istanbul'daki asıl Ayasofya'dır. istanbul'daki asıl Ayasofya'nın yapım tarihi MS 532'dir. Osmanlı imparatorluğu'nun 7. padişahı Sultan 2. Mehmet, istanbul'u fethettikten sonra Ayasofya'yı cami yaparken isa ve Meryem mozaiklerin üstüne sadece ince bir sıva attırdı. Fatih Sultan Mehmet; istanbul'u fethettikten sonra Ayasofya'yı cami yaparken o dönemin istanbul'unda kalabalık cemaatin bırak camiyi, namaz kılacak mescit bile yoktu.. Bugün istanbul, sayı olarak en çok cami bulunan Müslüman şehridir. Fatih'ten sonra gelen padişahlar; Sultanahmet Cami, Zağanos Paşa Cami, Piyale Paşa Cami gibi bir sürü yeni tarihi camiler yaptılar. Milli Mücadele dönemlerinde kukla Yunanistan'ın efendisi emperyalist ingiltere, 1920'lerde bastırdığı bir madeni parada Ayasofya'yı Bizans imparatorluğu döneminde olduğu gibi bir katedral(büyük kilise) olarak göstermişti. 1923 Lozan Barış Antlaşması'yla emperyalist ingiltere'nin bu hain pilanı suya düştü. 1934'te M. Kemal Atatürk, haç ile hilalin asırlık kinini bitirmek ve Dünya'ya evrensel bir barış dersi vermek için Ayasofya'yı müzeye dönüştürdü çünkü arkeolojik kazılar sonucunda Ayasofya'daki isa ve Meryem Fireskleri gibi tarihi eserler günyüzüne çıkmıştı. 1492'deki Reconquista döneminde Katolik ispanyol Kırallığı döneminde yakılan camiler ve sinagoglar, Kıraliçe 2. isabella'nın Haçlı zihniyetiyle yapılmıştı. Aslında Ayasofya'nın yeniden cami yapılması konusu yıllardan beri tartışılan bir konuydu. 1991'de Cumhurbaşkanı Turgut Özal, Ayasofya'nın bir kısmını camiye dönüştürdü. Ardından 2020'de Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Ayasofya'yı tamamen cami yaptı.
Özetle; Ayasofya, yeniden bir müze olmalıdır. Dine inanan kişiler, Sultanahmet Camii gibi diğer büyük camilerde namazlarını kılabilir. Ayrıca Ayasofya'nın cami olması demek, bütün Dünya'da haç-hilal kavgasını yeniden körüklemek ve yeni 2. isabellalar ile Reconquistaların hortlaması demektir. Hıristiyan Batı ülkelerinde islamofobi, önceki tarihlerde görülmemiş bir şekilde artar. https://galeri.uludagsozluk.com/r/2412306/+
Bizans sanatının en büyük eseridir. bizans döneminde kilise olarak kullanıma açılan yapı, osmanlı hakimiyetinden sonra camii, cumhuriyette restore amacıyla müze, 24 temmuz 2020'den sonra camii olarak hizmet vermektedir.
ilk yapıldığında Büyük Kilise (Megale Ekklesia) olarak adlandırılan Ayasofya'ya ancak 5. yy'da sadece Sofia denilmeye başlanmıştı. Hristiyan üçlemesinin ikinci unsuru olan Kutsal Hikmet'e'(Sofia) adandığından Ayia Sofia olarak tanınmıştır. Fakat Bizans halkı buraya uzun süre Büyük Kilise demeye devam etmiştir. Aynı ad fetihten sonra da Ayasofya biçimini alarak günümüze kadar yaşamıştır.
Ayasofya'nın ilk açılış töreni, 15 Şubat 360'ta yapıldı. Bu üstü ahşap çatı ile örtülmüş, uzunluğuna gelişen bir bazilika idi. istanbul Patriği ioannes Krisostomos. Arkadios'un (395-408) eşi Evdokia'nın Ayasofya önüne gümüş kaplamalı bir heykelinin dikilmesi yüzünden çıkan tartışmada, 20 Haziran 404'te iç Anadolu'ya sürgün edildiğinde meydana" gelen ayaklanmada, ilk Ayasofya kısmen yandı. Onarım ancak II. Teodosios döneminde (408-450) tamamlandı ve açılış 10 Ekim 415'te yapıldı.
II. Mehmed (Fatih) 29 Mayıs 1453'te Byzantion'u fethedip, şehre girdiğinde, gerek Tacizade Cafer Çelebi, gerek Tursun (Tûr-ı Sînâ) Bey'in haber verdiklerine göre, doğru Ayasofya'ya giderek, kubbenin üstüne kadar çıkmıştır. Gerekli temizlik yapıldıktan sonra, usul gereğince fetih işareti olarak, kilise camiye çevrilmiş, genç padişah imamlık görevini yapan Akşemseddin'in idaresinde ilk cuma namazını artık Ayasofya Cami-i Kebiri olan bu mabette kılmış, onun adına burada ilk hutbe okunmuştur. Bundan itibaren de Ayasofya'nın Türk dönemi başlamış oldu.
Ayasofya 1926'da küçük bazı onarımlar görmüştür. Amerikalı Th. Whittemore (1871-1950), Salzenberg'in fazla idealleştirilmiş renkli resimleri ile tanınan mozaikleri tekrar gün ışığına çıkarmak üzere 1931'de Türk hükümetinden izin alarak, ancak 1932'den itibaren çalışmalara başladı. Bu çalışmalar sürerken 1934'te bir akşam, Atatürk sofrada Ayasofya'nın müze haline getirilmesi yolundaki düşüncesini ortaya atmış, Milli Eğitim Bakanı Abidin Özmen, ertesi gün Vakıflar idaresi'ne, caminin kendi bakanlığına devredilmesini isteyen ilk yazıyı yollamıştır. 24 Kasım 1934'te Bakanlar Kurulu'ndan kararın çıkması üzerine 1 Şubat 1935'te Ayasofya resmen müze olmuştur.
Ayasofya hakkında pek çok söylenti ve efsane de halk tarafından yaratılmıştır. Ciddi bir esasa dayanmayan bu hurafelerden bazıları ise (duvarda Fatih'in elinin izi, atının çifteleyerek kırdığı mermer gibi) bütünüyle 19. yy sonlarında, yerli azınlıklardan seyyah rehberleri tarafından kasıtlı olarak uydurulmuştur.
24 Temmuz 2020 tarihinde Cuma günü cuma namazı ile birlikte Ayasofya Camii ibadete açılmıştır.