benim ayak topuklarım diğer insanlardan farklı olarak bayağı sert. başkalarınınki bebek gibi. küçükken bunu dert ederdim ama farklı olması bence çok güzel.
ben bu ayaklarıma hayret ediyorum ya. bacaklarla güzel bir ekip tamam ama, yani nereye istesen gidiyorlar. zemin yamuk mu, ona göre kıvrılıp şekil alıyorlar. dün bisiklet turu yaparken aniden bisiklet yoluna çıkan bir teyzeye çarpmayım diye refleks yaptım, ayağım bi sanki pedala basıp vücudumu başka bi tarafa doğru sıçratacakmış gibi hamle yaptı, o ara serçe parmağıma bi kramp girdi... teyzeye çarpmadım ama ayağımdan çok etkilendim. sonra az ileride durup, ayakkabıyı çorabı neyin sıyırıp ayağımı öptüm. bir müddet kucağımda tuttuktan sonra hadi gidek mi, kusura bakma aniden oldu diye kendisinden özür diledim. bayılıyorum bu ayaklarıma valla.
sokağa çıkarken ayakkabı denen şeyi giyeriz ki yara olmasınlar. ya da çorap denen şeyi takarız ki ayakkabının içinde zarar görmesinler. ayrıca çok üşür bu organ o yüzden fazla üşütmememiz gerekir.
Kum veya deniz suyu görmedikçe vücudun elektriklenmeye mahkum olan organıdır. Kış boyu bunlar mümkün olmadıkça da ve temiz toprak bulamadığımız için kapalı yüzme havuzuyla idare edilendir.
insan vücudunun tüm ağırlığını taşıyan ve günlük hayatta en çok yorulan bölgelerden biridir.
bence ayak konusu hafife alınan ama aslında direkt yaşam kalitesini etkileyen bir şey. gün boyu ayakta duran biriysen akşam eve geldiğinde hissedilen o yorgunluk var ya, direkt moral düşürüyor. o yüzden düzenli bakım ve rahatlatma şart, özellikle düzenli ayak bakımı psikolojik olarak ciddi fark yaratıyor.
çoğu kişi sadece ağrı olunca önem veriyor ama aslında olay tamamen önlem almakla ilgili. doğru ayakkabı, basit egzersizler ve ara sıra yapılan bakım seni baya rahatlatıyor. küçük bir detay gibi duruyor ama ihmal edersen günün kalitesini bile düşürüyor, o yüzden ayak masajı alışkanlık haline getirilmeli.