Deney, gözlem, rasyonalite diyenlerin içine düşmüş oldukları peşin cevapcılık.. Ben akla güvenirim derler genelde, ama insanın evrimle geldiğini kabul ederlerken kendi kendilerine bu aklın yetkin bir akıl olup olmadığı sorusunu ihmal edip kendi akıl yürütmesinde çelişkiye düşmüşlerdir. Kimi papaza kızıp oruç bozanlar, kimi bohem bir hayatı seçip sorumsuz bir özgürlük isteyenler, kimi kendini aklıllı zanneden eblehler, kimi kendini entel zanneden gençler, kimi meydanıboş bulup tanrıya meydan okumayı marifet zanneden yeni yetmeler (ki bunlar ufak bir sokak kavgasında iliklerine kadar titrerler.) bu sistematiğin başlıca müntesipleridir. Ancak bu olgunun dünyada yaygınlaşmasında aslında öncelikle vicdani bir müessese olan dinin ihtiras sahibi kimselerce siyasal bir kurum haline getirilmesinin de payı büyüktür. Her iktidar kendi muhalifini doğurur sonuçta. Ayrıca dini cemaatlerde okumanın öğrenmek amacıyla değil, öğretilenlerin sağlaması amacıyla yapılan bir eylem haline gelmesi de bu sorunun (vicdani bir müessesenin yok sayılmasını ben bir sorun olarak adeediyorum, din yaptırım ve korkuları da içinde barındıran bir müessesedir) paradoksaal bir biçimde büyümesine neden olmuştur. Şöyle ki -ne üzerlerine vazifeyse- kendilerini dünyanın kurtarıcıları olarak gören ve Allah tarafından seçildiğine inanan bazı cemaatler atesitleri peşinen tanımlamışlar, kendilerine zerre toz kondurmadan onlara acımış, hallerine şükretmişlerdir. Kendi imanı ne kadar sağlam temellere dayanıyorsa artık..
ateizm aslında herhangi bir tanrıyı yada dini inkar etmez, tüm bunları zaten yok sayar ve tanımaz. herhangi bir dine inanmayı yada inanmamayı toptan reddeder, eğer bir tanrı varsa bile ona tapınmaya ihtiyaç olmadığını düşünür.
özentiliktir. ne kadar saygı göstersenizde içten içe söveceğiniz kişinin inancıdır. düşünülmesi bile mantıksızdır. ateizme inanan ateist insanların ne kadar boş düşüncelere sahip olduğu konuşmalarından anlaşılır. ateistler herşeye karşı çıkma eğilimleri yüksektir.
maneviyatın olmamasıdır. binevi dünyada duygusuz bir şekilde yaşamaktır. allahı reddederek sadece dünya mallarından zevk almaktır. fakat bugün öve öve bitirilemeyen ateim ölüme cevap verememektedir. ve bu düşünceye sahip olanlarda büyük bir boşluk içerisindedirler.
Genç bir delikanlı senelerce yurt dışında okuduktan sonra vatanına ateist olarak geri döner. Üç sorusuna hiç kimse cevap veremediğinden dolayı canı gayet sıkıntılıdır. Ebeveyni oğullarına yardım etmek niyetiyle büyük ilim sahibi olan köyün hocasına götürürler. Hoca ve delikanlının arasında geçen diyalog şöyle devam eder.
Delikanlı: Kimsin sen? Sorularıma cevap verebilecek misin?
Hoca: Allah'ın bir kuluyum ve Onun izniyle sorularına cevap verebileceğim.
Delikanlı: Emin misin? profesörler bile cevap veremedi bana.
Hoca: Allah'ın izniyle cevap vermeye çalışırım
Delikanlı: 3 sorum var
1. Allah yaşıyor mu? öyle ise,şeklini bana göster
2. Takdir (kader) nedir?
3. Eğer şeytan ateşten yaratıldıysa neden cehenneme yollanıyor, cehennemde ateş dolu değil mi? Ateş ateşi nasıl yaksın. Tanrı bunu düşünemedi mi?
Bu arada, aniden bizim hocamız delikanlının başı üzerinde bir saksı kırar. Delikanlı canı yana yana sorar; Neden sinirlendin ki?
Hoca: Sinirlenmedim. Bu benim üç soruna bir cevabım der.
Delikanlı: Hiç birşey anlamadım.
Hoca: Nasıl hissetin kendini saksıyı başında kırınca
Delikanlı: Tabii ki, fena bir acı hissettim.
Hoca: Yani, acının varlığına inanıyor musun?
Delikanlı:Evet
Hoca: Bana bu acının şeklini göster ozaman!
Delikanlı: Gösteremem.
Hoca: Bu benim ilk cevabım. Herkes Allah'ın varlığını hisseder ama Allah'ı göremez. Dün gece rüyanda benim başında saksı kırdığımı gördün mü?
Delikanlı: Hayır.
Hoca: Bugün böyle birşey ile karşılaşacağını hiç düşündün mü? aklından geçti mi?
Delikanlı: Hayır
Hoca: Bu işte takdir dir (kader)
Hoca: Biz neyden yaratıldık? topraktan yaratılmış değil miyiz ?
Delikanlı: Evet böyle denir.
Hoca: E o zaman ? Saksıda topraktan yapılmadı mı? Allah isterse ateşten yaratılan şeytanı ateşin içinde cezalandıramaz mı?
dinlerin yobazlığı ve gericiliği ile karşılaştırılan din gibi gösterilmeye çalışan ama aslında alakası olmayan felsefi görüştür.
bazı insanların hala anlamak istemediği şeydir. öyle ki allaha inanmamayı öcü kaka olarak gören insanların sürekli ahlaksızlıkla suçladığı akımdır. ateizm herhangi bir oluşuma da kölelik etmez. ateistlerin büyük bir kesiminin hoşgörü dini olduğu iddia edilen dinlerden daha hoşgörülü ve saygılı olduğu açıkça ortadır. bazı inançlı kesim hala kendini kandırmaktadır. dinsiz arkadaşı olan inançlılar çok iyi bilir ki ateistlerde sizler bizler gibi insanlardır. en az sizin kadar ahlaksızdırlar. sizin gibi mastürbasyon da yaparlar. ancak onlar yapmam demez bunu söylerler. en azından bazıları nerede ne zaman neyin yapılacağını kestirebiliyorlar.
velakin sürekli suçlanan insanların savunduğu görüştür. her zaman saldırıya uğrar. mason veya siyonist olmakla suçlanırlar. ancak israil saldırılarına da en büyük tepkileri gösterirler. tesadüf tabusuna takılmış insanlardan değildirler. inanmadıkları dinleri çok iyi bilen insanlarda vardır içlerinde. zaten o yüzden ateist'tirler. o yüzden ateizmi savunurlar.
dogmadır; bal gibide dindir. buz gibi inançtır. evrim teorisini temel alır.
tesadüf putuna taparlar.
doğa ananın yaratıcılığına inanırlar.
niye mi ?
örnek:
evrim teorisinin aleyhinde en küçük birşey duyunca (big bang fact mesela) çıldırırlar, "yok olamaz" derler. "bilim evrime uymak zorunda" derler.
bu da ateistlerin objektif olmadığını, "dinci" bir ideolojiyle muhafazakarlık (o ana dek inandıklarını korumak için) yaparlar.
gökten inildiği sanılan dogmalara inanmazlar. evrim teorisini temel almaz. ateist olup da evrim teorisinei benimsememiş çok insan vardır. ayrıca evrim teorisini benimseyen teist kesimde vardır. ancak bizim kıt kafalı teistlerimiz bunu bilmezler. veya bilmek istemezler. panteizm ile nedensizce karıştırılmaktadır. doğa ve tanrıyı bir tutan görüş panteizmdir. ateizm her türlü yaratıcıya yok der. bugün 1400 yıl önce indiği söylenen saçmalık dolusu kitaplara inanıp onlarla evreni açıklamaya çalışan ancak dünyanın düz bir tepsi/döşek olduğu kısımda takılan insanları çamur attığı görüştür.
evrim teorisini big bang ile çürütmeye çalışan gerizekalıların din olarak gördüğü, metafizik hiçbir olguya inanmayan, bilimi öncü alan düşünce akımıdır.
her şeyden üstün görülen bir felsefik görüş. dikkat ederseniz bu görüş hakkındaki en ufak anti-tezinizde hemen başka bir ateist tarafından cevap bombardımına tutulursunuz. bu görüşü benimseyenler kesinlikle ateizme laf ettirmezler. fakat onlara göre her dini tartışma hakkı vardır. her din kötülük ve yobazlık içerir. ben de diyorum ki ateizm sadece aptalların benimseyeceği görüştür. benim kutsalıma sövüp sayan, kuran a saçmalıklar kitabı diyen bir felsefik görüşe kimse saygı duymamı beklemesin. siz nasıl benim inancımı mastürbasyon malzemesi yapıyorsanız ben de sonuna kadar ateizmi tartışırım.
cesarettir deli cesareti mi ? yoksa yüreklilik midir ? bu bilinmez. bir yerlerde bizden daha büyük olan ve varolabilme olasılığı olan bir şeyin kesinlikle olmadığını savunmaktır. varlığını ya da yokluğunu kanıtlayamadığın bir şeyi reddetmektir. agnostisizm daha rasyoneldir ateizm'e göre.
"evrimsel gelişme" bilimsel tezi/teorisi haricinde, sadece bir çeşit "gençlik isyanı" yada "ben ötekiler gibi olmak istemiyooom" olacak inanç.
afrika'daki zenciler arasında muza tapanlar bile var ona bakarsanız. inanç mantıklı olmak zorunda.
1400 yıl önce okuma-yazma bilmeyen bir çobana gelen kitap, eğer herşey yoktan varedildi (big bang) diyorsa, evren genişliyor diyorsa, ırklar var ama eşitler (genetik - koministler bu bilim dalını reddetmişti) diyorsa, aklı başında adam biraz düşünür.
neyse, bilim en yücedir diyelim hem müslimlere hemde atelere (allah'tan sonra *).