paşanın emir subayı başka yere tayin olunca, beni emir subayı yaptılar genelkurmayda. paşa izne çıkınca arabasıyla ankara'da fink atmıştım.yıl 1973. her sabah berberde sakal traşı olurken uyuklar, berber de "asteğmenim feneri yine kim bilir nerede söndürdünüz" diye yılışmadan dalgasını geçerdi.
376. Dönem Asteğmen olarak benim için keyifli geçen rütbe. Polatlı Topçu Füze Okul Komutanlığı sonrası kurada batıda bir şehri çektim. Saat 17:00 sonrası nöbet yoksa memur gibi dışarı çıkmak gezmek tozmak serbestti.
Astsubaylara rütbe çekip kıllık yapmadığınız sürece çok rahatsınızdır.
Edit: Polatlı ya da asteğmenlikle ilgili sorusu olanlar yazabilir yardımcı olabilirim
Asteğmendim ben askerde, o zamanlar ünv okuyanlar ya 6 aylık kısa dönem asker oluyodu ya 1 sene asteğmen, ben asteğmen olmayı seçmiştim
Son 1 ay kala teğmen oluyosun ama.
canı sıkılan ve kendine meşgale arayan bir dalyaraktı....
izin gününe denk geldiği için ve bölge küçük ve sikindirik bir yer olduğundan, bu akıllı
abi(!) kendini yeni gelen askerlerle güya taşak geçmeye karar vermiş-ti, turuncu kafalı asteğmen...
1 saatlik askerim.
kamuflaj bile verilmemiş... girişte işlemler vs.
be dalyarak, tanımadığın herkese ne diye iş koyarsın! soran yok tabi....
bizden 1-2 yaş büyük... kelime kaşarı herif...
istanbul muhabbeti olunca, bayrampaşadan girdi, hacı hüsrevden çıktı...
herkese salça tabi.
çok da ikaz etmeye gerek duymadım....
o da benim gibi bir er di bana göre.
çok ağız dalaşına veya karı kavgasına gerek yoktu.... en kısa yolda almalıydım havasını!
en kötü ''ona olan bana da olur''du vs. diye düşünüyordum.
burnuna yediği beklemediği bir kafa darbesi tüm standup gösterisini bozmuş ve 3 gün rapora mal olmuştu ona.
rütbeli olduğıunu duyunca şimdi sakata geldik ve askerlik uzadı diye o biçim tırstım tabi.
kendi kaşarlığını bildiğinden yüzlerce kişinin önünde sadece özür dileterek kapanmıştı mevzu.
ceza aldırabilir ve sonrasında acemi birliği süresince bana ızdırap da olabilirdi, allah var olmadı.
eğitim birliği komutanı olmasına rağmen işi olmadı benle.
o an için kendi adiliğinin farkında olan bir ''delikanlı asteğmen'' olarak kaldı hatıralarımda.
yedek subaylık sınavında bilerek düşük yaptım. astlarına eziyet etme yönelimin var mı sorusuna evet diye işaretledim. askere ksd olarak gidince asteğmen olmadığıma çok pişman oldum.
Ne tutanak yazardi ne ceza verirdi bizim karakol komutanı 28 yaşında ordulu bir asteğmendi, çarşıya çıkan gariban askerlere harçlığın varmı diye sorardı.
Askere gidince teklif ederlerse kalabilirim. Zaten 8 ay bir süre hiç olmazsa subay kalitesinde yaşarım. Koğuşlarda Ortalık zaten sarhoş berdoş kaynıyor. Nasip bu Kasım'da bendeniz gider.
Genelde işsiz olup bari üç kuruş para geçsin cebime diye gelir bu zavallılar. Erler bile siklemez bunları. Şimdi birde yedek astsubay olayı çıkmış 2 yıllık mezunlar yapıyormuş.
Kim ne derse desin bir başçavuş yukarıdaki hakareti yaparsa afedersiniz asteğmen götünü mahkemeye verir o başçavuşun. bakın bakalım nerede su içiyor. Kimse orada hiyerarşiyi bozamaz. o kadar ama asteğmen saygılı olursa ve başçavuş da bir kardeş nazarıyla bakarsa aralarında sıkıntı çıkmaz.
Asteğmenler askerde iplenmez her ne kadar rütbeli olsalar da ek olarak astsubay'ın üstü olsa da astsubay kolay yetişen bir sınıf değil. Üstelik çoğu kalifiye asteğmenin yapamayacağı bir çok işi bunlar yapar. Benim askerlik yaptığım yerde astsubay başçavuşlar o kadar taşaklıydı ki albayın yanında elinde çay sigara gezmelerine rağmen kimse bir şey diyemezdi çünkü illa ki işi düşeceğini bilirdi üstü de olsa.
üniversiteyi bitirip yedek subay olarak orduya katılmıştır. zaten gidiciyim kafasında oldukları için erleri ezmezler. erlerle beraber şafak sayarlar. benim asteğmen gideceği zaman şafak doğan güneş götün yansın demişti.