öncelikle hiç kimse bu hizmet için boşuna şehit olmamıştır. o zaman bu vatanı kurtaranlar, bu ülkeyi koruyanlarda boşu boşuna şehit olmuştur. ülke yönetimi değişebilir yerine yeni çumhurbaşkanı, yeni başbakanlar gelebilir. senin hizmet ettiğin onlar değil şu an üzerinde bulunduğun topraklar. bu işler sırayla bizler pamuklar içinde gitmedik askere gidenlerden ne bir fazlasını nede eksiğini yaşadım bende şehit olabilirdim herkesin olabileceği gibi kimse bu hizmette boşuna şehit olmaz. hiç kimse fedakarlık yapmazsa bu ülkede olmaz zaten.
vatan borcunu ödemek için gelen er kişilerin sözde adam edildiği, adam edildikten sonra da gönderildiği, lakin içinde barındırıp gönderemediği kişileri de adam etmesini beklediğim yer.
zorunluluk konusuna gelecek olursak, evet askerlik zorunlu olmalıdır, kalmalıdır. kimse bu toprakları "alın hayrını görün" diye hibe etmedi. birinin zamanında çok parası vardı da satın alıp, miras olarak da bırakmadı ve etrafımızda o kadar düşman, daha da kötüsü iç düşman varken.
"ben askerlik yapmak istemiyorum, ben tam kariyer yapacaktım..." diyenlere evinin etrafı düşman askerleriyle kuşatıldığında sen ancak "altına yaparsın" derim. filistin buna güzel bir örnektir.
"ama ben okudum, devlet benim mühendisliğimden, doktorluğumdan faydalansın" diyenlere de işgal altındaki bir memlekette devlet sizin neyinizden faydalanabilir sorusu sorulmalıdır.
madalyonun öbür yüzünü ele alacak olursak ;askerlik böyle mi olmalıdır? böyle mi devam etmelidir? tabii ki hayır. askere gitmenin amacı harp sanatını öğrenmek, öğretmek ve gerektiği zaman uygulamaksa ve de bu kimi yerde 1 ay, kimi yerde 45 gün, kimi yerde de 3 ay "acemilik" adı altında zaten öğretiliyor ise, geriye kalan zamanı neden bu adamı kendi personeline hizmet etmesi için kullanıyorsun, asıl vahim olan budur. acemilikte içinize işlemiş vatan aşkı, bu adamlar yüzünden vatan hainliğine dönüşebiliyor.
sonuç olarak herkes askere gitmelidir, harp sanatını öğrenmelidir ve seferberlik durumunda ne yapması gerektiğini bilmelidir. türk silahlı kuvvetleri, kendi personelinin ihtiyacı içinse hizmet personeli istihdam etmelidir.
358 kd olarak yapıp tamamladığım içindeyken tuhaf duygular yaşatan yerine ve komutanına göre değişen koşulları bulunan kısa süreli de olsa hayatı durduran fiili hareketler bütünü.
Hayatımda muş mu görecektim sanki. Yaptık askerliği gördük geldik.
Hayatınızın belli bir süresi için pause tuşuna basmaya hazır olun. Nerede ne şekilde yaparsınız bilmem ama ben felaket bir askerlik geçirdim. Gerek ortam şartları, gerekse mevsim şartları ile.
Yeri geldi - 30 da sınırda bir yerde 2 saat nöbet tuttum.
aç kaldım.
Ktm denilen yerde bize hayvan gibi muamele yaptılar
askerde ilk günüm, hani entelim yaa verdikleri ''askere el kitabı'' mı ne onu okuyorum. ''direklere tırmanmayacağım, arabanın gölgesinde uyumayacağım'' falan yazıyor uyarılarda. ''ulan hangi maymun türü ile askerlik yapacağım'' diye kendi kendime espri yapıp gülüyorum falan. bak, yolda kendi kendine konuşup gülen birisini görürseniz o deli falan değil, yalnızlığın nirvanasıdır muhtemelen. neyse bi çuval gereksiz işten sonra koğuşlara götürdüler bizi. hacı her yerde uyarılar var, uzay istasyonu sanki mübarek. ayna üstünde ''kıyafetini düzelt'' dolap üstünde ''kapağı aç'' lamba butonu üstünde ''bas ışığı yak'' filan yazıyor???
ben ne yaptım bunları görünce?? dedim ki ''ulan bu yazıyı okuyacak kadar aydınlıksa ışığı açmaya gerek yok. eğer yazıyı okuyamayacağım kadar karanlıksa yazıya gerek yok. bu durumda bu yazımın hiç bi işlevselliği yok'' gittim bunu direklere tırmanmayın diye uyarılan adamlara anlatmaya çalışıyorum ''bak şimdi hacı karanlıksa, ka-ran-lık-sa anladın, evet...'' falan telef oldum. koğuşta dumandan göz gözü görmüyor amk herkesin beyni yandı. sonra komutan geldi ''s.kt.rin yatın'' falan diye yatağa gönderdi bizi. yatakta bi süre daha yazının gereksizliğini kendi kendime ispat ettim. neyse ilk gün ben hepsini telef ettim kalan 6 ayda onlar beni telef etti. askere giderseniz kalabalığa biraz uyun amk, o uyarıları dikkate alın '''hehehe direğe kim tırmanır'' demeyin, afrika kabilesinden askere gelenler var orada :)
her erkeğin yapması gerekmeyen, profosyonel ordunun kurulması gerekilen oluşumdur, 22 yaşına kadar elinde kalem kağıt düşmeyen bir insan evladını 1 sene de ne kadar asker yapabilirsiniz askeri başarıları olan büyük devletler de dahi profosyonel ordu oluşumları mevcuttu, lakin imkanlar dahilin de mümkün olabileceğini göz ardı etmemek gerekir.
gitmeden evvel merak edilen gidildikten sonra nefret edilen eve dönünce hikayeleri anlatılan ve bazen özlenen garip bir yer. düşünsene aylarca yatıp kalktığın bir yeri askerlik bittikten sonra bir daha istesen de göremeyeceksin. yani yemekhane de o sıraya bir daha hiç giremeyeceksin. çok garip lan. gidin yapın lan. ileride çocuklarınıza veya torunlarınıza anlatacak hikayeleriniz olur.
Bence askerlik erkeğin gururudur. Erkekler için askere gidilmeden Adam olunamayacagını söyler büyükler demekki iyi bir yer ... Sonuç itibari ile vatani görev olarak belirtilir.
1 seneyi geçmiş bu yazıyı yazalı. Terhis oldum üzerinden 10 ay geçti neredeyse ama hissedilenler unutulmuyor askerlikte. Komutana atar yaptığını anlatırsın sağa sola ama kalbinin sana yaptığı atarı anlatamazsın kimselere.
"Herkese selam, ona hasret" dönemiydi, selamımızı verdik geldik ama hasretten hep yoksun kaldık.
Kısacası; 12 ay yaptım, kendimi öyle tanıdım ki sırf onun için bir daha olsa bir daha yaparım.
vatan borcu olarak görülen ama gerçekte uzmanların, astsubayların, subayların, generallerin, paşaların taşeronluğundan ibaret olan olay. batıda 100 tl doğuda 150 tl ye köleliktir.