kazandırdığı sorumluluk duygusuyla,çocukluk arkadaşı kadar sadık ve temiz arkadaşlık ve dostluklarla bir ömür sürebilen, erkeklerin başına gelen, sünnet, evlenme, baba olma, dede olma gibi önemli km taşlarından biri.bu kadar disiplinsiz bir toplumun, bir anda dünyanın en disiplinli ordusuna katılınca dogal olarak apışıp kalmasına ve kulaktan dolma bilgilerle yazmasına şaşırmamalı.
belirli bir silah eğitiminden geçip gerekli askeri bilgiler edinildikten sonra genelde bos bos oturularak ülkenin askeri kanadını maddi zarara uğratmaktır aslına bakılırsa askerlik. alınması gereken eğitim alınmıstır, disiplin kazanılmıstır, ders cıkarılmıstır, ülkenin her dolayından gelen kültürle de tanıssılmıstır ve dahi hasretlik de öğrenilmiştir artık. ama askerlik bitmez, ülken seni beslemek istiyordur bos yere, seni engellemek istiyordur ya da bir an önce hayatını kurmaya baslama diye.
ya da iş basvurularında gereken sartlar yazarya hani
"lisans mezunu olacak
en az 2 sene deneyimli olacak
askerliğini bitirmiş olacak
ve 25 yasını da geçmemiş olacak "diye.
iste herhalde bu standartları yakalamak biraz daha imkansızlassın diye bu kadar uzun sürer askerlik.
askerlik yapılacak
muhakkak yapılacak
ama bu kadar uzun sürmesine gerek yok...
edit: yanlış olan insanların gençliklerinin en orta yerinde 2 seneye yakın bir zaman zarfının -ki bu zamanın %90 ı boş boş oturmakla geçiyor anlatılanlara göre- askerlikle geçmesi. bu süre daha yoğun ama daha kısa bir süreye sıkıştırılamaz mı? bunu söylemekti niyetim yanlış anlaşılmış heralde...
turk silahlı kuvvetleri tarafından belirlenen formal kuralların dışında informal kuralların olduğu, her türk evladının doğuştan mensubu olduğu, mantıklı mantıksız yönleri bulunmakla beraber bitirdikten sonra genelde tebessumle yadedilen zorunlu meslek.
yedek subaylık sınavı tarihi yaklaştıkça heyecan başlar.sınava girersin yerin belli olur çantanı toplar gidersin.nizamiyeden içeri girene kadar gergin bekleyiş sürer.nizamiyeden içeri girdiğinde geçici bir rahatlık olur çünkü artık askersindir geçen her dakika askerliğinden sayılıyodur.daha sonra günleri saymaya başlarsın.kısa dönemsen nası geçtiğini bile anlamazsın zamanın , bi de bakmışsın tezkereni almışsın nizamiyeden çıkıyosun.içini hüzün kaplar bir an için , 5 ayını geçirmişindir iyisiyle kötüsüyle tanımadığın bir sürü insanla. nizamiyeden dışarı adımını attığında ise kelimelerle tarif edilemiyecek duygular kaplar içini.dünyaya yeniden gelmiş gibi hissedersin kendini, yaşamayan bilemez...hayata dair bir çok şeyi öğretir askerlik , herkes tatmalı..zaten ister istemez her türk erkeği tadıcak bu hisleri...
kardeşimin benden önce askere gidip 16 mayıs itibariyle tezkere almasıyla ilk izlenimlerimin oluştuğu,ağustos ayında benimde bizzat gidip yerinde görerek yaşayacağım hayat okulu.tek sorun herkesin siz gitmeden milyon türlü şey anlatıp insanın beynini muşmulaya çevirmesi.bir de üniversite mezunları için en büyük sorun teslim olacağın tarihten 3 gün önce sınav sonucunun belli olması ki nereye gideceksin kısa dönem mi uzun dönem mi gideceksin komando musun denizci misin hakkaride misin istanbulda mı hepsini bu sonuçla öğreniyosun.yani psikolojik olarak kendini hazırlama şansın bile yok ama zaten seni orada hazırlıyorlar bir güzel.yine de tatlı bir heyecan,tabi ki zorlandığın küfürler ettiğin anlar olacak ama yinede orada olmak güzeldir.hem vatan borcu namus borcudur;ödenir.
(bkz: 311 kd olarak askere gitmek isteyen yazarlar)
daha gitmediğim ama abimin anlattıklarına göre y.rak kürek işlerle dolu, 5,5 veya 11 ay kadar süren hayata hazırlanma ve hayata dair pratik bilgiler okulu imiş.