Ariusçuluk 4. yüzyılda iskenderiye'de yaşamış olan Arius'un geliştirdiği teolojik doktrindir. en tartışmalı tarafı Hıristiyanlık'taki baba-oğul ilişkisiyle ilgiliydi.
Ortodoks Hıristiyanlığa göre isa, Tanrı Baba'nın oğlu ve Tanrı Baba gibi gerçek tanrıdır. Oysa, Arius ve taraftarlarıne göre isa ancak ikinci derecede ve bağımlılığı olan bir tanrılığı haizdir. Başka bir deyişle, isa başlangıcı olmayan, sonsuz ve her şeye gücü yeten gerçek tanrı değildir. Bu doktrin, Hıristiyanlığın ilk yüzyıllarında yazılmış bazı metinlerde birkaç dayanak noktası bulabiliyordu. 3. yüzyılda Origenes, oğulun babanın buyruğu altında olduğu fikrini uyandırabilecek bazı deyimler kullanmıştı. Arius bu formülleri genişletti ve bundan kapsamlı bir teori çıkardı.
Ariusçuluk; Üçüncü Yüzyıl'da yaşamış Berberi asıllı bir papaz olan Arius'un düşüncelerinden ortaya çıkmış, Hıristiyanlığın heretik bir mezhebi. Ariusçuluk'a göre Oğul isa, Baba Tanrı ile asla aynı değildir; Baba, Oğul'dan üstündür. Ariusçuluk, bir Cermen halkı olan Vandalların ilk inanışıdır. Günümüzde Üniteryenler, bu mezhebi devam ettirmektedir.. https://galeri.uludagsozluk.com/r/2406449/+
Arius 260 yılı civarında Libya'da yaşayan Berberi kökenli bir ailede dünyaya gelmiştir. Diocletianus döneminde yaşanan yoğun dini baskı döneminde, 4 yüzyılın önemli dinsel merkezi olan Mısır'a bağlı iskenderiye Kilisesi vaizlerinden biridir. Bu kiliseye bağlı 12 yönetim bölgesinden biri olan Baucalis Kilisesi'nin yöneticiliğine getirilmiştir.
Bir süre sonra Hz. isa'nın insani ve tanrısal doğası hakkında ileriye sürdüğü fikirler nedeniyle Ariusçuluk denen bir akım başlatmıştır. Bu akım Roma topraklarının tümünde çok taraftar bulmuş, çok yeni olmayan, düşüncesine göre Hz. isa Tanrı ile eşit değildir. Tanrı gibi ezeli değildir, Tanrı'nın isteği sonucu var olmuş yani yaratılmıştır. Gerçek anlamda Tanrı olmamakla birlikte yine de erdemi nedeniyle kendisine bahşedilmiş olan Tanrı ünvanına sahiptir. Ariusçuluğun başka görüşleri de olmakla birlikte bu görüşünden dolayı Hristiyanlık tarihinde en çok tartışılan saplın inanç olduğu bilinmektedir.
Konuyu çok önemseyen dönemin imparatoru Constantinus, sorunun etraflıca görüşülmesi için bir konsil toplanması emrini vermiş, 325 yılında iznik'te bir konsil toplanmış, ve konsilde de ariusçuluk reddedilmiş, sapkın ilan edilmiştir.