Palmiyeyle limon çiçeklerinin yüz bin yıllık aşkı...Aspendos'un çığlıklarını iki bin altı yüz yıldır saklayan gizemli bahçe...Zeus'un dağlarında çılgında dolaştığı Akdeniz kokulu büyük düş...Akdeniz'in kendisini deniz olarak duyumsadığı büyülü dünya kenti...Defneyi dünyaya barış simgesi olarak sunan verimli toprak...
Güneşin ve suyun doğurduğu gürbüz çocuk... Antalya...
türkiye cumhuriyetine bağlı anadolu yarımadasının en güneyinde diyebileceğimiz antik çağlara ait yunan kültüründen izler taşıyan, sadece yunan değil aynı zamanda 1000 yıldır türk devletleri tarafından yönetilen,kısacası tarih boyunca birçok medeniyete beşik olmuş, efsaneleriyle ünlü turizm ve yaşam için iklimi, konumu, yerşekilleri, doğal mucizeleri, olanakları ve bereketli bir ovası bulunan bir liman şehri. aynı zamanda diğer bir yarımın bulunduğu şehir.
mersin'den antalya' ya gitmek istiyorsanız işiniz baya zordur. yolun durumu cidden çok kötü olmasına ragmen, manzara tek kelimeyle harikadır.göremediginiz tüm doğa harikasıyla birliktesinizdir. yolculuk için geceyi seçmenizde tavsiye var. tabii korku filmi gibi geliyor insana ama en azından dönüşlerde karşıdan gelen farı görüp durabiliyorsunuz. gündüz bu yoldan gitmek heleki antalya'dan mersine dönecekseniz , kesinlikle iyi bir şöför olmanız gerekiyor. ama cidden gece bu yolda araba kullanmak süper bir duygu.
memleketim.aralıkta soba yaktırmayan kar ı 18 yaşımda tanımama vesile olan güzel şehrim.
kar yağdığı gün dersleri iptal eden bir okulu barındırır içinde.sağolsun,varolsun.
vakt-i zamanında adamın biri bana memleketindeki üst geçştlerin güzelliğinden bahsediyordu. neymiş efendim merdivenler çok güzelmiş, döne döne yormadan çıkarırmış, bilmem neymiş. anlattı anlattı, sonra dedim ki:
-iyi de abi, biz antalya'da yürüyen merdivenle çıkıyoruz?
bu ifade tamamen olumsuz anlamda kullanılmamıştır. Ekonomi, tüketim üzerine ( en başta turizm üzerine ) kuruludur ve buna bağlı olarak hizmet sektörü gelişkindir.
Bir de ehl-i keyif olan kenttir. Üst geçide yürüyen merdivenle çıkıyorlar yaw.
100.yıl caddesi * travesti cenneti olan, eski günleri aratan, bu yılki turizm potansiyeli pek vahim olan, insanlarımızın gittikçe yozlaştığı, çok göç alan ama ileride çok göç verecek olan gelecekte yaşamayı düşünmediğim şehir.
her tarafı kazılmış memleket. 10 dakikalık yolu 1 saatte alabiliyorsunuz. bundan iki yıl önce de böyleydi, o iki yıldan önceki iki yıl da böyleydi... bir gün böyle olmasın diye bekliyoruz.
yaz aylarında birçok ülkeden turist akımına ugrayan,turkiye için önemli turizim getirisi olan, akdenizin en sıcak sularını kıyılarında bullunduran,sevgilinle kol kola saatlerce caddelerinde dolasabilecegin,geceleri ise sabaha kadar eylenebilecegin,ha bide kumsala uzandıgın vakit dakikada 2,3uçagın kalkısını inişini rahatlıkla seyredebilecegin yurdumun şehri.hayallerimin şehri.
bir rivayete göre, köprülü kanyon civarında yeni turizm alanları yaratma adına hususi başlatılan yangın ile ülke gündemine bir türlü tam olarak oturamayan şehir. ne yazık ki ülkemize daha çok turist, euro ve dolar getirmek adına başlatılan faaliyet hala sürüyor.
doğmasamda orada, kalbinin hep attığı, orada büyüdüğüm, sevgiyi hüznü her şeyi tattığım güzide kent. yanıyor göz göre göre, cennet'ten pay almak isteyenler var elbet. ama kum tanesi kadar hakkım varsa helal etmiyorum o kan emicilere...
dünyanin tatil sehirlerinden olan bir il.
su anda bütün haberlerde duyulan o olan dogal güzelliginin yanmasiyla soke etmis bir ildir.
garibanim ciftcimin evinin, barakasinin da yaninda kül olmasi cabasi.
yunanistan´da da cikan orman yanginlarina sevinen densizler vardi, o lanet bizi de buldu.
yakin olsakta bir kazma kürekle, atese savasa bizde katilsak.
an itibariyle gündüzleri hissedilen sıcaklığın kırk dereceyi bulduğu şehir. ana arterlerde, alış veriş merkezlerinde türk vatandaşlarını görmeye hasret kaldığım şehrim.
az önce dünyanın en güzel şehri olduğuna bir kez daha inandığım şehir. iş için gittiğim finike de müşterinin gelin size rakı balık ısmarlayayım demesiyle başlayan olaylar silsilesi aşağıda belirtildiği gibi olmuştur.
rakı balık mükemmel bir liman manzarasında finike de yenmiştir.
vedalaşılıp yola çıkılmıştır korkuteli'ye serinlemeye gidilen anne ile konuşulurken anneye olimposun ordayım antalyaya gidiyorum denmiştir.
yaklaşık yarım saat sonra arayan arkadaşa kemer den geçiyorum bugün buluşamayız denmiştir.
en son baba aradığında beach parkın ordayım az kaldı denmiştir.
arada telefon calmadığı yerlerde hani tv tanıtım programı gibi olucak ama bin tane yeşil ile mavinin buluştuğu koylar tatil beldeleri vardır.
sadece gizli bakınızlı yerler incelendiğinde bile antalya'nın güzelliği gün ışığına cıkmaktadır.
yazları, nolur rüzgar esmesin dedirten şehir. esmeyince hava daha bi serin geliyor insana. ama oraya türkiye demek doğru değil. başka bi ülke orası, kaş ile alanya arasını dünyada bilinmeyen bir ırk işgal etmiş, çevresinii türkler sarmış.