9 yıllık bir istanbul arasından sonra döneceğim vilayet.
seçeneğin istanbul gibi bol olduğu bir yerden nereye gidersen git, zorluk olur.
o yüzden zorlanacağımı biliyorum ama allah'tan geçiş, alışma dönemim yaza denk geliyor.
inşallah güzel süprizler hazırlar antalya bana..umutlu olmak iyi bir şey değil ama..
harikulade bir şehir. tarihi sokakları müthiş güzellikte. modern mimariyle yapılmış evler şehri güzelleştiren diğer unsur. denizi, limanları, mekanları harika. ve şu günlerde sıcacık.
dünyanın en romantik şehirlerin biridir. öyle ki hangi semtte olursanız olun hangi caddeden geçerseniz geçin kulağınıza gaipten bir müzik gelir. en mutlu anlarınızda bitmek bilmeyen oksijenin sarhoşu olur, en mutsuz anlarınızda durmak bilmeyen inceden rüzgarı yalnızlığını yüzünüze vuruverir bir anda. en etkili uyuşturucu ancak bu kadar bağımlılık yapar bir bünyede bir kere Antalya'da yaşadıysanız hele ki orada büyüyüp orada yetiştiyseniz başka bir kentte aynı huzuru bulmanız neredeyse imkansızdır. kendinizi ne kadar şartlandırırsanız şartlandırın vücudunuz kendisini ait hissettiği yeri kaleiçini yat limanını, king marketi, 40 merdiveni; larayı eski yolu, taraftarlar büfesini; konyaaltını sahil yolunu arayacaktır...
ilk dersin sonunda okulların tatil edildiği il. ilk derse girip eve giderken gördüğüm yolun ortasına savrulmuş ekmek dolabı ve yanındaki sandalyeler fırtınanın şiddetini anlatabilir.
edit: şuan hava güneşli. antalyalı olarak pek şaşırmadım. önce sel, fırtına sonra güneş.*