aşklarımı barındırmış şehirdi bir zamanlar, şimdi aşkımın tek sahibi..
özlemlerime yön verirdi bir zamanlar, şimdi özlemlerin kendisi..
ayrılığa teselli verendi o zamanlar, şimdi ayrılığın muhibbi..
sıcağıyla yakandı o zamanlar, şimdi alev gibi hasret çekmesi..
özlemini çektiğim tek yer dir. Kötü lüğü her şehir gibi kötüdür iyiliği her şehirde olmayanlar kadar iyidir. Dostlukları menfaatlerin önündedir. insanları kibar ve naziktir. Ömrümün geri kalanı nı geçirmek için dua ettiğim yerdir.
gezdik, gördük, beğendik ve şehrin en güzel yeri konusunda oyumuzu antalya kalesine verdik merkezi baz aldığımızda. yoksa sidesinden tutunda alanyasına, kaşına çok güzel bir şehir antalya iğrenç sıcağı dışında. nefes almak bile zor ama olsun klima icat edilmiş çok şükür. tramvayda pek bir güzelleştirmiş şehri. şimdi gezilecek görülecek yerler konusunda ufak anektodlar aktaralım. bir kere kaleyi tavaf edin arkadaş orası ne şahane bir yer ya. kalenin kayalıklarında için sabah güneşin doğuşunu izleyin. sonra ışıklar caddesi üzerindeki evren büfede yengen yiyin. konyaaltında denize girin lara plajlarından daha güzel. gideceksenizde temmuz-ağustos aylarını seçmeyin, bizim gibi pişmeyin* tabi minibüs ve taksicilerden de bahsetmek lazım. hepsi kendini adete schummy sanmakta bir hız bir hız araba kullanmakta. kırmızı ışıkta geçmek mi, fütursuzca araba sollamak mı hepsi var maşallah.
muzik bakimindan pek bi kisir olan sehrimiz.Soyle ki gençligin %90i ya tikky ya metalikaci ya da nu metalcidir.Oturcak dogru duzgun cafe bar tarzi yerler yoktur her yer tikkyler için yapilmistir.Eskiden yat limanindaki anfiye oturulurdu simdiyse ordan burdan goç yapan yurdum genci (bkz: rus kizlar istemeden veriyomus) orayi da isgal etmistir.2-3 sene once parklarda banklarda rahat rahat sabahlanabilirken artik gece 12den sonra sokaga bile çikilamamaktadir.Antalyanin antalyaligi goçle bitmistir.
önceden,çok önceden
lara bir çöl iken
yeşilbahçe,cebesoy,portakal çiçeği
narenciye ve camekan iken
kalekapısında faytonlar gezer iken
şimdi tramvay yol hattında
dönerciler çarşısı salaş iken
şimdi demir ağında
eski hamam, hamam iken
şimdi çarşı konumunda...
efendim bu güzide ilimizde tıpkı istanbul örneğinde olduğu gibi şehrin yerlisi azınlığa düşmüştür. bu sebeple etrafa çöreklenen herkes kendini antalyalı diye aksettirse de gerçek antalyalı bulmak zordur.gerçek antalyalının kim olduğunu anlamaksa gayet kolaydır.enderde,abu,nişlen laflarına o ne ki diye bakmayan kişiler antalyalıdır.antalyalılar kaba konuşur ve kendilerine has bir ağızları vardır.antalyalılar kendi aralarında yöresel kelimeleri bolca kullansalar da yabancılarının yanında istanbul ağzına geçerler hemen yerlilerin çoğu yörük ve yunanistan göçmenidir. öte yandan iddia edilenin aksine mutfağı gayet kendine hastır.tahinli piyazı dillere destandır,çiğvesi tadından yenmez.aksekili zekasıyla kayseriliyle yarışır hatta fark atar.bir antalyalı rahat giyinmeyi sever, balkonu küçük evlerden haz etmez.antalya bir kadın şehridir, gündüz gece fark etmez sokaklar ezici çoğunlukla kadınla doludur.gece kızlarını kapıp bara,plaja giden anneler mevcuttur.kadınlar sürekli olarak kendi eğlencelerini düzenler kocaların evde oturması yadırganmaz.
Benim güzel clubber şehrim.Hiç mi efendi adam gelmez konsere dedirtir.**.Cem Köksal geldiğinde mutlu oluruz olay olur.Yol çalışmaları usandırır.*Yukarda yazılan enrtylerin hepsini de doğrulicak kada güzeldir.
(bkz: kaleiçi)
bu yaz sileceklerle camdan nem silerek garipsediğim, sıcağıyla soğuğuyla yağmuruyla lanet olsun dedirten* trafigi kargaşası tipitip insanlarıyla git gide istanbula benzeyen, ruslara evindeymiş hissi veren* yeşilin maviyle iç içe olduğu beyazın da** çok uzakta olmadığı aşığı olduğum memleketim.
Akdeniz'in ikliminin ilkokulda "yazlar sıcak ve kurak, kışlar ılık ve yağışlıdır." denilmesine rağmen kışlarının çok fazla yağmurlu, cok fazla ayaz olduğunun ve yazları ise %80lere varan nemin ve bu yüzden olan bunaltıcı havanın insanı mahvettiğini unutmamak lazım.