zamanında iphone 4 aldım telefon kilitliydi yani sim card calısmıyordu. bi adam vardı tamer pehlivan diye. adam bu işlerin uzmanı. parayı veriyorsun 10 gün içinde telefonlar açılıyormuş. neyse güç bela para topladım 250 tl verdim. adamın donanım haberde falan referansları dağ gibi. dolandırmaz ! neyse tam biz parayı verdik apple bizim telefonları özgürleştirdi. yani o adama ihtiyaç kalmadan biz cihazları kullanmaya başladık ! adam da paraları vermedi kaçtı kayboldu. 250 tl gitti..
16 ay sonra..
sözlüğün 'alıyorum-satıyorum ilan' bölümüne 'macbook air almak istiyorum' diye ilan açtım. bi yazar bana 'al kardeşim bu numarayı ara, bu kişi benim kardeşim konuş benim pc onda sana satar' dedi. aradım, ben o yazarın kardeşiyim kendisi yurt dışında bana bıraktı pc yi satarım sana' dedi. adamı araştırdım 41 yaşında biri. sesi de bunu destekliyor. kendine ait twitter facebook u da var. olay tamam.. 250 lira para yolla ki ciddiyetini göreyim kargoyu yollarım eline gelince de geri kalanı yollarsın dedi olur dedim. parayı yollamazsam zaten adresim elinde diye bi şekilde beni bulurdu o yüzden oluru verdim. 250 yi yolladım adam tamı tamına 2 ay beni oyaladı be ! en sonunda da 'al para da senin olsun istemiyorum pc ni, ben 20 yaşındayım sen 40, utanır insan az. ben istemey utanıyorum şu parayı' dedim yol verdim..
şimdi gelelim asıl meseleye. bu 250 250 dolandıran 2 kişi de antalyalı. ulan ne iş anlamadım bana mı denk geliyor bunlar ? şu sıralar o 500 tl gelse var ya.. su gibi ekmek gibi ihtiyacım var bu paraya be sözlük..
not: artık akıllandım çocuk değilim babama da güvenmem ama biri 36 diğeri 41 yaşında adamların 250 lira için çocuğu yaşındaki kişileri dolandırmalarına ihtimal bile vermiyordum be..
bekarız yanıyoruz! sloganıyla şu sıralar hava mart ayından sıcakken kaleiçinde eğlenen yirmilerin ilk yarısındaki grupların koşuşturduğu memleketim, küçük ve sıcak olduğu için seviyorum lan ben burayı, kim bilir uslu bir çocuk olmazsanız belki bir gün sizde beni buralarda görebilirsiniz.
Yarın ilçesinden hareket etmek üzere yola çıkacağım,hazirandan bu yana da özlediğim şehir.
Zirve falan yapın ,hazır ben de orada iken antalyalı yazar arkadaşlar koşarak gelirim.
gitmek istediğim şehirlerin başında gelmekte. 07 plaka kodlu, yazları sıcak, kışları ılık ve yağışlı, özellikle yazın aşırı turist çeken turizm cenneti hoş bir kentimiz.
kurban bayramlarının vazgeçilmezi olan yağmurdur. bayramın 3. veya 4. günü Antalya'da mutlaka yağmur yağar. sokaklardaki, bahçelerdeki kan ve hayvan pislikleri toprağa karışır. ilahi düzen.
fırtınalı havalarda falezlerdeki banklardan birine oturup kemer'e düşen yıldırımları izleyebileceğiniz ve bu görsellik karşısında büyük keyif alabileceğiniz şehirdir.
Antalya Büyükşehir Belediyesinde gün itibariyle grev olan şehir.
"Antalya Büyükşehir Belediyesinde çalışan güvenlik işçileri ve sosyal hizmetler çalışanlarının maaşlarını alamadıkları için yaptıkları eylemden sonra Gürsuda bulunan şantiyede Park Bahçeler ve Ulaşım Planlama ve Raylı sistem çalışanları da süresiz olarak iş bıraktı. MÇ gruba bağlı park bahçelerde çalışan 650 işçi 76 gündür maaşlarını alamıyor.
Sabah saatlerinde iş bırakan yaklaşık 450 işçi "Maaşlarımız yatana kadar çalışmayacağız" dedi. Park bahçelerde çalışan Hacı Temur, okulların açıldığını birçok arkadaşının çocuklarına karşı mağdur olduğunu, ceplerine koyacak bir harçlığın olmamasının sabırlarını taşırdığını kaydetti.
Birçok arkadaşının evine haciz geldiğini aktaran Temur, Geçen sene de maaşlarımızı alamadığımız için eylem yapmıştık ve kısmen de olsa haklarımızı almıştık. Bize o zaman da söz verildi hatta belediye yetkilileri evrak imzaladı ama ne oldu verdikleri tarih geldiği zaman hiç kimse yoktu ortalıkta. Maaşımız bankaya yatıncaya kadar eylemimiz devam edecek dedi.
Ulaşım planlama ve raylı sistem Gürsü şantiyesinde bulunan işçiler de maaşlarını alamadıkları için iş bıraktı. Sabah saatlerinde başlayan eylemde 90 işçi haklarını alana kadar mücadele edeceklerini belirtti.
işçiler belediyenin birçok biriminde taşeron olarak çalışan arkadaşlarının da eylemlilik sürecine hazırlandıklarını belirtti."
antalya "zor kadın" gibidir. Hem de çok zor bir kadın... Sizi sevmez, yüz vermez, sizinle ilgilenmez hatta sıkıcı da gelir size çoğu zaman. Ama ne olursa olsun vazgeçemezsiniz, kurtulamazsınız ondan. işte öyle bir şehirdir.