yemeklerini ve dağınıklığımı toplamasını özlediğim insandır. sabah olduğunda uyan uyan diye başımda bağırmasını bile özlediğim insandır. sizi ellerine ilk aldıkları anda içlerinde bir platonik aşk başlar, ömür boyu sönmez bu ateş. siz bunu onlardan uzaktayken farkedersiniz ancak.
baba, hava alabilmek için arabanın camını ufacık açtığı anda bile, 'osman camı kapat, çocuk banyo yaptı!' tarzında çıkışan, eli, yüzü, gözü öpülesi varlıktır.
edit: neredeyse 30'una gelmiş koca çocuk da ben oluyorum.
tamam kutsaldır başımızın tacıdır ama bazen saçmalar.
mesela kötü aldığınız bir sınavdan neden kötü aldığınızı sorar açıklarsınız sus düşük notuna mazaretler uydurma diye çıkışır.
bazen kendiyle çelişir mesela asla kardeşler arasında ayrım yapmadığını söyler ama her zaman küçük kardeşi kayırır hep onun dediği olur vb. sonra da sen büyüksün ya da kendimi ikiye mi böliyim tarzı klişelerle kendini haklı çıkarır.
bide soru sorup ardından sus cevap verme utanmadan annesine karşılık veriyo demeside ayrı bir olaydır.
yerini kimsenin, ama kimsenin tutamayacağı varlık..
siz hayatınızı başkalarının üzerine kursanız da, hasta olup eve döndüğünüzde niye geldin diye sormaz. yemeğinizi hazır eder, üzülen gözlerle size bakar, üzerinizi örter, kakaolu süt yapar, ıhlamur kaynatır, karabiberli süt yapar, boğazınıza tülbent bağlar. sorgulamaz git sevgilin baksın sana diye. sitem de etmez. ilgisini her daim hissedersiniz yanınızda olduğu her an.
gece terleyip üzerinizi değiştirmeniz gerektiğinde o zaten uyanıktır. kalkar atletinizi değiştirir. tekrar giydirir. yatırır, üzerinizi örter. ilaçlarınızı içirir. tekrar terlediğinizde yine o vardır başucunuzda, üşenmez gecenin kaçı olursa olsun 25 yaşında koca bir adamın üzerini tekrar değiştirir. şikayet etmez, fazlasını istemez. olanla yetinir. sever anneler. çok severler hem de. ah be kadın. sana layık olamadım bir türlü.
en iyi anne,çocuğunun ne zaman kolunda,ne zaman arkasında olacağını bilendir..
bağışıklık sistemidir..
aile fotoğrafının bulunduğu çerçeveyi ayakta tutandır..
çocukların babayla olan diyaloglarını koparmamak için orta yol bulandır..
candır..
--spoiler--
Yemek koyulurken, "bu kadar yeter" dedikten sonra mutlaka bir kaşık daha yemek koyan kişiye 'anne' denir. Ve o herşeye değerdir.
--spoiler--
kaybettiğim usb belleğimi bulan "oğlum sen bunu arıyordun demi?" diyerek beni akşam akşam mutlu eden biraz titiz, biraz huysuz ama hayattaki en büyük destekçimin sahip olduğu sıfat.
bugün sen hasta oldun ya anne çok koydu bana, sen bizim streslerimizle hasta ettin kendini ya, vicdan azabı bırakacaksın be sultan bize...oysa sadece bizim konağın değil civarın sigortasısın sen, dayanağı ve danışmanısın, ha deyince başvurduğusun, iyi bak zatına...
evlatken bambaşka, kendin o ünvanı alınca bambaşka. tüm kadınlara illa ki tavsiye. kadın olduğunu bir kere daha hissettiren, bize özel kutsal armağan annelik.
bana seslendiğinde bazen şöyle derim kuzuma 'bi daha anne desene'
önce bakar suratıma şaşkın, sonra cilvelenerek 'anne' der ya; işte orda al ciğerine sok. öyle bişey (acaba bunu (bkz: evlat) bölümüne mi yazmalıydım yav?)