sözlük sana itiraf edeyim mi, artık gerçekten çok sıkıldım.
zira hayatımın kadınını kaybedeli 12 yıl oldu. hani erkeğiz ya, gizli gizli aklıma gelip ağlamakla da bi yere varamamak çok daha apayrı. 12 yıl olmasına rağmen hala artık hayatımda olmadığını bilmeyen insanlar bile var. sözlükte bakıyorum anne geçen her konuda elim ayağıma karışarak konuyu değiştiriyorum. kötüyüm lan sözlük kötü.
cennettir efendim cennet. bu dünyadaki cennetin yansımasıdır. cenneti yakından tanımamızdır anne. anne her şeydir. değeri bilinmesi gereken bir varlıktır. karşılıksız sevgidir. her olayda yanında birinin var olduğunu hissetmektir.
annemmmm. yavrusunun tek damla yaşına kıyamayan evladı haksız da olsa karşısında üzülmesine dayanamayan kadın. Küçüklüğünde ilk söylediğin şey ağladığında haykırdığın isim... özlemi anlatılamayan canının en kıymetli parçası... sen maddi durumları bilmeyip her bişeyi isterken yine sana kıyamayan bi yerden bulup buluşturan insan. Sen açken sen üşürken sen hastayken gözüne bir damla uyku girmeyen kişi.. ANNE !
mezun olup askerliği bitireli 3 ay olmuş neredeyse ve ben hala iş bulamadım. babam vefat edeli 8 yıl olmuş. hemen bir iş bulup anneme bakmalıyım diyordum kendi kendime. bu düşüncelere dalmışken annem geldi yanıma. "oğlum üzülme. ben seni bana bakman için sevmiyorum ki. nedensiz seviyorum. ve ben inanıyorum ki sen gerekirse dilencilik yaparsın yine de annene bakarsın" dedi. bir evlat için bundan daha güzel bir söz var mı bilmiyorum ama bazen içimden keşke anneler bu kadar mükemmel varlıklar olmasa diyorum. böylece annesi olmayan milyonlarca insan daha kolay alışır yokluklarına.
başına bir şey gelmeden önce ona bakarken gözleriniz dolmaz.
bakmaya doyamadığınız ama gözlerinizden bile kıskandığınız.
sözlerini pek önemsemez evlatlar... neden? en çok onun sesini duyar çünkü.
halbuki o ses... her an size bir tehlike gelmesin diye çırpınan, yırtınan tek sestir.
annedir o ... sevdicektir. bir tanedir. tektir. sevilmelidir o... değerini bilmemiş ümidi ile...
40 yaşında bile olsanız, yolda yürürken bir tanıdığıyla karşılaştığında sizi gösterip "bak bu oğlum" der. ("bu" siz oluyorsunuz bu durumda.)
bunu kötü anlamda söylemedim tabi, gurur duyarak tanıtır sizi.
sizin 40 yaşında olmanız, karşılaştığınız teyzenin siz yokmuşsunuz gibi davranarak "naptı evlendi mi?" diyerek annenize sormasını ve sizin süs maymunu gibi gülümseme zorunluluğunuzu engellemez.
elinde poşetlerle sokağın ortasında dikilip annesinin komşusuyla muhabbetini gülümseyerek dinlemek zorunda kalanlar ne demek istediğimi anlayacaktır.
40 yaşına bile gelseniz annenizin yanındayken 10 yaşındaymış muamelesi göreceksiniz bunu unutmayın...