Benim annemin bugün doğum günü. Aramızda şu an yaklaşık 700 küsür kilometre var ve ben ilk defa doğum gününde onunla değilim. Daha 8 yaşındayken karar vermiştim annemin her doğum günü sabahımda iyi ki doğdun miniğim, prensesim diyerek beni uyandırıp işe gittiği her yıl bende onunkini kutlayacaktim, annemi doğum günü sabahı öpücüklere boğup uyandırarak. Büyüdüm, kocaman kız oldum ama annemin yeri bende bi an bile değişmedi. Hata yaptım, defalarca düştüm, elini uzatan hep annemi gördüm başımın ucunda. O zaman fark ettim annemin hep o donuk bakışlarında, güçlü ifadesinin altındaki kırılganlığı. Belki biraz da acizliği. Ama bak yine bahar geldi, seninle geçecek her güzel ana kucak açtı günler yine. Hiç eksik olma, nice senelere.
insanın ilk öğretmenin, doktorunun arkadaşının, dostunun, sevgilisinin, aşçısının, idölünün, güvendiği tek kişinin, "hep beni düşünüyor" derken emin olduğu kişinin, fedakarlığını öğrendiği kişinin, kısacası koskoca bir hayatının unutulmayacak yegane kişisini, iki heceyle bir kelimeye sıkıştırılmış halidir.
"anne" iki hece bir kelime, koskoca bir ömür.
ne güzel demiş büyük usta;
Buna rağmen kendi bir şey yaptığında güle oynaya yanında olalım ister. Bize yapmadıgını kendisine yapmamızı ister. Ha ben yaparım ama moodumu düsürünce gülerek değil daha çok oynayarak oluyor.
Bizi biraz adam yerine koyan bir Başkasını sevdiğimizde anlam veremez.
Aramın hiçbir zaman iyi olmadığı benim doğurmuş kadın .kariyeri yüksek bütün kadınlar gibi burnu havada hiç kimseyi beğenmeyen herkeste kusur arayan kişi.
bazılarının çocuklarının arasında elinde olmadan ayrım yaptığı görülmüştür, tarafımdan.
o kadar ki birinden alır diğerine verir. ayrıca o verdikleri tarafından belli belirsiz horlanır ama gene de vazgeçmez.
ne diyelim. allah doğru yolu göstersin.
Ana kuzusu değilim ama "çok hastayım çabuk gel." dedikten sonra ışınlanarak okuduğum şehre gelen güzel varlık. Gerçi bak geleli üç gün oldu hala ayağa kaldıramadı beni.