YA SEN ANNE
Yokluğunu yazmak istemezdim,
Yaşayarak hissederek daha anlamlımı olacak dı anne!
Sana yakın,sana uzak yüreğimi yazıyorum,ebruli kağıtlara anne,
Hani nerdesin!
Dağ gibi yüreğin,
Sıkıca tutacak güçlü ellerin,
Ben hiç seni tanıdım mı anne,
Biliyor muyum seni,
Gittiğin gün babamın gömlek düğmelerinden bir kaçı kopmuştu,
Anne,
Hatırlıyorum o günü!
Acıdan mış anne,
Yoksa sen sağlamlamışsın o düğmeleri,
Göğsümde babamın gözyaşlarıyla gittim okula,
Okul mu neden anne!
En azından bir günlük yokluğun fark edilmesin diye,
Ya sonra anne yoksun,
Sonraları da hep gittim okula,
Yatağımda,yollarda,kıyafetlerimde yoktun,
Saçlarımda,gözlerimde,ellerimde yoktun anne,
Hissettim mi ben seni,
Yada sen beni anne,
Hep diyorlar ki,
Ana kokusu
O nedir anne,
Ben senin,
Sen benim kokumu biliyor musun ki anne,
Ben bir çok kokuyu biliyorum anne,
Bir seni bilmiyorum,
Sen nasıl bir kokusun anne?
Özledim seni diyemiyorum,
Seni özlemek nedir bilmiyorum anne,
Ağlamak isterdim anne,
Ağladım da ama neye bilmiyorum,
Yokluğuna mı,seni hiç bilmediğime mi neye bilmiyorum anne,
Senin gülüşün farklımıdır anne,ya sesin,
Ya dokunuşun anne,
Biliyor musun,bilmiyorum!
Şefkat diyorlar lar anne,
Senin şefkatin nedir?
Ben biliyor muyum,ya sen biliyor musun anne,
Bende kaldı mı birkaç kırıntı şefkatinden anne,
Ya benim sende,
Seni hayallerde çizmek istemedim anne,
Çok mükemmel hayallerim olmuyor nedense,
Yakıştıramıyorum hiçbir çizgimi sana anne,
Ya sen anne,
Beni çizebilir misin?
Keşke bütünleyebilsem seni anne,
Çocukluğum dan kalan birkaç eserin var bende,
Ya gerisi anne,
Sen bütünleye bilir misin beni anne,
Annenin dizleri derler,
Senin dizlerin neyden anne?
Ben biliyor muyum dizlerini,
Bilmek isterdim uyudum mu hiç dizlerinde anne,
Sarılmak anne,
Koynunda uyumak huzurla,
Ben yaşadım mı hiç bunları anne,
Ya sen bende yaşadın mı,
Hep bişeyler eksik anne,
Tamamlayamıyorum seni,
Rüyalarımda bile yoksun ki,
Bilmediklerini göremez mi insan rüyasında anne?
Ya sen anne rüyalarında görüyor musun beni,
Tamamlaya bildin mi beni anne,
Kaçıncı yazdığımdır bu bilmiyorum ki anne,
Ne zaman yazsam hava hep kapalı kasvetli anne,
Hep bir Yağmur edasında,
Ben yağmurlardan korkarım biliyor musun anne,
Ya sen nelerden korkarsın anne?
Benim yüreğim hep buruk,
Ya senin yüreğin nasıl anne?
Bu sana son yazdığım değil anne,
Daha içimde yılların cümleleri var,
Ya senin bana yazacakların varmı anne!
Hep bitmemiş türkülerim var sana,
Hep bitmemiş şiirlerim anne,
Buda bitmeyecek asıl şiirimi çıkarabilsem cümlelere dökeceğim anne,
Ya senin bana şiirlerin var mı,
Yada yarım bıraktıkların,
Bir gün lütfen söyle ANNE..
kişinin hayatını düşüncelerini kısacası her bir haltını etkileyebilecek temel kişilerden biri. değerli olup olmadığı kişiden kişiye değişebilecek bir şey. sonuçta dokuz ay taşımayla da anne olunmuyor. buraya gelip de kendi annem hakkında yazmamak da olmaz. iyi hoş çok severim kendisini klişelerin yanı sıra çok kinci olduğunu da söylemem gerekir. kadın şu an küs olduğu kendi kardeşlerinin seneler önce yaptığı hataları unutmuyor. işin garibi bu yapılan hatalar bize karşı da değil. ileride istemsiz olarak bir şey yapıp kendime düşman etmekten korkmaya başladım vallahi o derece.
saf ve temiz duyguların kadını. umutsuzluğu mütemadiyen reddeder ve daima kovalamayı bize öğütler sevgili anacım..
geçenlerde öğretmen atamaları için malum tercihler alınıyor. sıralamam, alınacak o komik sayının baya altında olduğundan dolayı tercih yapmayı düşünmüyorum. canım anam geldi tercihleri onaylatmayacak mısın dedi. yoo anacım gelmez zaten bana boşuna yol parası vermeye gerek yok dedim. o da olur mu oğlum git allah'tan ümit kesilmez ne olur ne olmaz biri hata yapar bir bakmışsın atanmışsın dedi. o an ağlayıp boynuna sarılasım gelse de hemen kendimi toparlayıp yok anne 500 kişi aynı anda hata yapmaz dedim. güzel annem peki oğlum dedi ama yine de onaylat sen dedi.
onaylatmadım sözlük. pişmanım da açıkçası. çıkmayacaktı ama sonuçta annem istemişti. herhalde bu senelik bu kadar hayal kırıklığı yeter.
az önce sıçtığım bok-klozet-ben arasındaki ilişkiye müdahele etme hakkına sahip olduğunu düşünecek kadar ileri gidebilen, gün aşırı çıldırtan bir akrabadır.
üç beş 10 yıllık dünya hayatında, insanı koşulsuz, şartsız, adaksız, amaçsız seven, yolunu gözleyen, düştüğün çukurların dizlerinde açtığı yarayı saran, çayına şekerini atan, bıkmadan sana kahvaltı hazırlayan, ders çalışırken bir tabak cevizi kafan çalışsın diye önüne koyan, hayata tutunup vicdan sahibi olmanı sağlayan, 5 gün değil 5 yıl sesini duymasa yüzüne bakmasa sana olan özlemi bir nebze azalmayan, ne kadar methiye dizersen diz bir kelimeyle en iyi anlatılandır o.
binbir zorlukla bii dünyaya getiren, yemeyip yediren, giymeyip giydiren, hasta olma pahasına çocuğunu büyüten, adam eden kişi. ona yapacağın hizmetle cennete gitmende önemli bir varlıktır. seni seviyorum papi.*
bazılarına göre hayattaki en fedakar en sabırlı en merhametli insan.
bazılarına göreyse vefasız arayıp sormayan evlatları yokmuş gibi davranan melum insan.