annem... iyi ki benim annemsin. Evimizin güneşisin. benim hayat ışığısın. sen olmazsan yanimda, ben yolumu kaybederim. Ellerine, gözlerine, mis kokan saclarina, sesine kurban olurum. nefesim, evimizin kıymetlisi. seni cok ama çok kelimelere cümlelere sığamayacak kadar çok seviyorum. Herşeyim. nefesim, varligim, yokluğum, güneşim.. sen yoksan karanlığım. Gölgem, gül bahçem. sensiz hayat çok anlamsız. seni çok ama çok seviyorum. iyi ki varsın,iyi ki benim annemsin. senin saçlarınin teli,gülüşün, gözlerin.. bir damla gözyaşın. dünyalara bedel. iyi ki doğdun.
parası olduğu kadar yanımda olmayı seçti
parası olduğu kadar yanımda olmaya devam ediyor annem
bana soracak olursanız hayırsız bir evlat olmanın getirisi belki, bilmiyorum
benim annem sevgisini omuzlarıma hissedemedim, ben anne sevgisinden bahsediyorum
para dan bahsetmiyorum
dediğim gibi belki hayırsız bir evlat olmanın getirisi bu;
ben annemi yanımda hiç hissedemedim.
baba mın o erkek gücünü, itiraf etmem gerekirse hiç göremedim!
ben babamın birisini dövmüş, öfke ile sözleri-elleri ile yerden yere vuruşunu hiç çıplak gözle görmedim. kimse de bana bunları anlatmadı.
ama biliyorum ki babamın bileği, bilek güreşinde bir kere yere gelmemiştir. kazanamadıysa, berabere bitmiştir.
baba babalığını hep öğütleri, yol göstericiliği ile yaptı. bir gün onları sımsıkı tutacağımdan o kadar emin bir pozisyon sergiliyor ki, ulan baba diyorum babalığını yapıyorsun işte
anneme döneceğim, yıkılan ailemizin yıkılışını babamın olmadığı zamanlarda öyle güzel bir noktada bitiriyor, bağlıyordu ki
benden şu an 2 şer yaş küçük 2 kız kardeşimin bunları idrak edecek güçleri olmadığı görebiliyorum. o gerçekleri o ortamlarda ortaya dökemedim. ben gerçekleri dolaylı yoldan hep suratlarına vurmayı seçtim. gençliğim bir hatalar ezgisidir.
büyüdüklerinde akıllarında annemin ağzından duydukları ayrılık sebebini, 7 yıl birlikte yaşadığı ama evlenmediği, evlendiği gibi de 1 ay sonra boşayıp şutladığı o adama ihanetini ve devamındaki yaşantısının ayrıntıları, benim abuk subuk bazı parlamalarım kalacak akıllarında.
bana güç veren, mutlu eden tek insan. hem anam hem babam olan, kendini düşünmeden sadece evlatları için yaşayan sahip olduğum en değerli varlık. tek gerçeğim, hayatımın tanımı.
annelik kadar büyük bir mertebe yoktur ama asla anne olmayı düşünmüyorum. onun kadar acı çekmeye dayanamam, bırakır giderim iflas ederim diye çok korkuyorum. çünkü annem kadar güçlü değilim, gizlice ağlayıp mutlu görünmeyi çok erken öğrendim ama bu kadarını kaldıramam ..
arefe günü gelecektir.
yapayalnızlığıma ses olacaktır,
iki hafta kalacaktır ama bir gün gelecektir bana, "gitmeden buzluğa bişeyler yapıp koyayım kızıma" diyecektir.
gülen yüzüme kanıp "seni iyi gördüm" diyecektir ve akabinde bir ohhhh çekecektir.
doyulmayandır anne. kızsanda, köpürsende o hep yanında olandır. kimse seni "çekemezken", o senin arkanı kollayan bir kaplandır.
Yaşama sebebimdir . Şu dünya üzerinde tek sevdiğimdir. isterse yanından bir saniye ayrılmayacağım kişidir . Tek dileğim eşimin annem gibi karakterli olması ve annemi kendi annesi gibi sevmesidir.
9 ay karnında taşıyıp, en az 2 yıl moklu götünü temizleyip yıllarca gözünden sakınıp evlatlarını büyüten, her biri evlenip barklansa bile onların dertlerini dert edinen, yaşlanınca da kim bakacak buna yeaa diye hor görülen insan.
allah merhamet versin hepimize.