Yeryüzündeki cennetim, hayattaki en büyük motivasyon kaynağım. Saf sevginin tanımıdır kendisi. Annem şu an yoğun bakımda. Hiçbir şey yapamıyorum. Hayati tehlikeyi atlatamadığını söylüyorlar. Onsuz hayata hiçbir zaman alışamayacağımı biliyorum, henüz 52 yaşında. Yaşaması için, kalkıp bana bir gülmesi için hayatımı feda ederim her evlat gibi.
Tüm hastalarımıza allah şifa versin. sağ salim yanınızdayken annenizin kıymetini ve onunla geçirdiğiniz her dakikanın önemini bilin.
yanında her daim huzur bulunan. konuşmaya bile gerek duyulmadan sadece yanında oturmak, yanına sokulmak bile alır götürür tüm sıkıntınızı. gizli bir sihirli değneği vardır, taa yüreğinize dokunan, tüm kederi alıp götüren, huzur bulduran. sebep aramadan mutlu eden, mutlu olan.
Hani bir zamanlar Facebook'ta falan dönen muhabbet vardı "bir evde 4 kişi ve 3 tabak puding varsa pudingi yemeyen kişi annedir" tarzında. Hatırladınız mı? Böyle değildi ama bu tarzdaydı.
Anne fedakârdır. Anne candır be. Değerlerini kaybettikten sonra anlamayalım lütfen. Sevin, mutlu edin.
Beni gece gece hüzünçlendirmiş başlık. Uzun zamandır limoniyiz. Gerekli olmadıkça konuşmuyoruz. Aldığım duyumlara göre şekeri 200 lerdeymiş. Belki de benim yüzümden bilemiyorum. Öfkem çoktan geçti de ah bu gurur.
insanları sevmeyi, dünyayı sevmeyi, insanlığı öğreten ilk kadın...
el kadar bebesin. altına falan yapıyorsun. doğru dürüst yürüyemiyorsun bile. malın önde gidenisin yani. kendi haline bıraksalar 24 saatte ölür gidersin yani. bokunda boğulursun.
ama bırakmıyorlar işte. öpüyorlar. kokluyorlar. okşuyorlar. en soğuk günlerde bile sıcacık hissettiriyorlar sana kendini. aptalca gülümsemelerinin yegane sebebi oluyorlar.
ilk defa geldiğin ve hiç tanımadığın bir gezegende her şeyi tanımak, anlamak, anlamlandırmak hepsi onların sayesindedir. en başta sevgiyi öğretiyorlar, sonra geriye kalan şeyleri... ellerinden geldiğince, kültürleri yettiğince... karınca kararınca yani...
insan olmak ne demek eğer bu dünyada birileri bunu iyi anlamışsa bunun tohumlarını ilk olarak anneleri ekmiştir kalplerine. sevgisiz büyüyen insanların insanlıktan nasiplerini almamış olmaları tesadüf değil...
anne olmanın ne olduğunu anlayamam hiçbir zaman ama tahmin edebilirim. ektiğim kıçı kırık bir tohumu sularken, onun büyümesini, fidan olmasını, ağaç olmasını, meyve vermesini izlerken heyecanlanıyorsam ve bu basit olay bile beni iyi hissettiriyorsa, bir annenin çocuğuna gösterdiği ilgi, şefkat ve değerin bunun milyonlarca katını olduğunu tahmin etmek zor değil.
annelik kutsaldır diye bir klişe var ya. az bile söylenmiş. her anne bir tanrı sayılır. kadın olmak, kız olmak, dişi olmak, xx kromozomuna sahip olmak tanrının bir lütfu. tanrı yardımcısı gibi bir şeysin. dünyaya birilerini getiriyorsun.
insan doğuruyorsun insan bunun daha ötesi olamaz... hatta bütün bunları idrak edememiş, kadınları ikinci sınıf olarak gören öküzleri bile...
Annemi o kadar sevdim ki o kadar benimsedim ki onun zor günlerinde artık ben ona annelik yapıyorum. Sana annelik yapmak bile güzel be benim canım annem, artık benim küçük kızım her şeyim ben seninle sonsuzum.
- Bunu bir daha böyle yapma.
a - tamam anne.
- tamam demekle olmuyor.
a - peki anne haklısın.
- peki haklısın diyerek hallolduğunu mu sanıyorsun?
a- (sessizlik)
- sus tabi söyleyecek sözün yok ki.
Bıraksanız bunu saatlerce devam ettirebilme potansiyeli olan insan.
mukemmel iki gozle birsey beklemeden bakan, tatminini yuzundeki gulumsemeyle gosteren tek kadin. ona verdiginiz en degersiz hediyeyi bile saklamaktan asla vazgecmiyecek kadinlarin en kutsali. hayatiniz boyunca tereddutsuz ona hep donebileceginizi, uzulmenin olmek olmadigini size ogreten ilk kadin. ilk ogretmenim. kadinlari sevme sebebim.