Özlem kıymet bildiren özlem unutulanı akla getiren özlem içli bir muhabbet uğruna kendini feda eden özlem samimiyet özlem gözyaşı özlem bir tas çorba özlem sıcak bir yatak özetle özlem ılık bir ses. Özlem Anne..
13 yaşında: anne ne var !
16 yaşında: anne beni rahatsız etme !
18 yaşında: bu evden gitmek istiyorum !
25 yaşında: haklıydın anne.
30 yaşında: annemin evine dönmek istiyorum.
50 yaşında: annemi kaybetmek istemiyorum.
70 yaşında: annem eğer burda olsaydı benim için herşeyi yapardı...
elin oğlu üzer seni annene kızarsın, ağlarsın anneni istersin, ne var diye gelir derdine ortak olmak ister anneni kovarsın, yemek yapar beğenmesin annene trip atarsın, ütü yapmadığı için kızarsın, seni anlamadığın için kızarsın, babanın tarafını tutup korumuyo diye kızarsın, istediğin ayakkabıyı almadı diye kızarsın.... ama birgün gelir tek başına oturur anneni istersin, onu özlersin zaten yanında bir tek o olur.. yeryüzünde başka hiçbir varlık yoktur ki bu kadar kızdırmana rağmen seni sevsin hemde içten sevsin anneler tapılası varlıklardır... hayatta kime ne yaparsanız yapın ama annenize ve sevdiğiniz adamın annesine hatta bütün annelere saygı gösterin üstelik onlar daha fazlasını hak ediyorlar ..
Eminim karnındaki ilk tekmemden, hatta doktorların "Bundan sonra ağır kaldırmak yok" müjdesinden beridir iki kişilik yaşıyorsun yaşamı...Kim bilir kaç geceyi karyola başuçlarında derin iç çekişler dinleyip hüzünlenerek uykusuz geçirdin, kaç emzirme seansında bitkin uyuyakaldın. O gün bugündür hayatı, bir toprakla çiçeği kadar ortak üretiyor, tüketiyoruz. Seni seviyorum anneciiiimm..
yeri doldurulamayan ve mutlu edildiğinde mutluluk garanti olan... kızsa da bağırsa da anlık unutan ve yaptığı yemekleri en ünlü şeflerin taklit dahi edemeyeceği güzel insan...
hayatımda ilk defa site teyzeleriyle beraber bahçede oturup "gün" mahiyetinde bir şeyler yaptım. işte kek yaptım filan götürdüm. derken ortama bir kız geldi. zayıf böyle. tanışıldı filan. yok kızla bir derdim yok gayet tatlı.
olay annem. otururken kız zayıf bir şey böyle. annem "ay sen benim kızım ol" demez mi. döndüm baktım şöyle. "şaka kızım filan diyecek diye bekliyorum.
* evlat her ne kadar üzerse üzsün darılmayı beceremeyen.
* evladı ölüme gitmek istiyorsa bile üzüntüsünü içine boğan.
* yerine göre davranan, saygınlık kazanabilen.
* 9 ay karnında taşıyan, her türlü acıya diş sıkan.
* ellerinden yenen her yemek paha biçilmez olan.
* göz yaşını esirgemeyen, duygusal olan.
* cefakar olan.
odaya girdiğinde psycroptic isimli teknik death metal grubunu dinleyen oğluna kapat şu köpekleri* diyen, üstüne sesi daha da açınca brutal-scream arası bir vokal yapan kişidir.* bizim evdeki modeli böyle valla.
bir kadın var bu şehirde
unutmuş yaşamayı aslında
çünkü yarınlarda kalmış aklı
tüm bu karmaşada kayıp adı
bu şehir fark etmez onu
bir kadın var bu şehirde
elleri yarınları kadar ince
saçları öfkesinin karanlığı kadar siyah
yaşama tutunduğu hayalleri de ruhu kadar zarif
bir kadın var bu şehirde
yarınları güvendikleri kadar güvende
çünkü bu zarif kadının bir seveni var
bu zarif kadının adını yüreğine kazımış birisi var. *
annemle hiç arkadaş gibi olamadık, karşısında hala sigara içemem, arkadaşlarım aa ne kadar eğlenceli annen varmış demezler, hep nasihat dinlemek zorunda kalırım, rakı masası kuramayız karşılıklı kaç yaşına gelsem de yapamayacağımı bilirim, facebook açmadı hala fotoğraflarıma yavrucum ne tatlısınız sevgilinle diye yorumlar yazmaz benim annem.anne gibi çünkü sadece anne, 2000li yıllara uyarlama model anne olsun istemiyorum hiç böylesi daha güzel.
sırtında taşısan dahi hakkını ödeyemeceğin tek varlık. nedense en çok üzülen, en çok yüklenilen insan. iyiliğini istediği için sana karışan, karıştığı için de suçlanan gözüyaşlı insan, hep güldürülmesi gereken.
Çokta yoruma gerek duyulmayan, kocaman bir yüreğe sahip, ona karşı olan sevginin noktası olmayan can feda edilesi, elleri ayakları öpülesi, eşi ve benzeri olmayan aslada olmayacak olan bir çeşit melek.
Olmadığını düşündüğümde ciddi ciddi soluksuz kaldığımı hissettiğim, yan odada uyuduğu için şimdi bi kez daha gülümsediğim, kokusunu nerde duysam tanıyacağım ama kimsede duyamayacağım varlıktır.
bunlardan dünya üzerinde yaklaşık 2 milyar küsür olduğunu düşünürsek zannetteiğimiz kadar ulvi bir müessese değil galiba annelik müessesesi. zira isteyen her sağlıklı kadın anne olabiliyor ve genelde hepsi de iyi anne oluyor. annesinden memnun olmayan bir çocuk çok zor görüyorsun.