türkiye'nin başkenti olan ildir. bana göre anıtkabir dışında pek bir numarası yoktur. çok renksiz, tatsız bir şehirdir. insanı da genel olarak kaba ve seviyesiz. ankara müzikleri de berbat ayrıca.
nasipse haftaya değil ondan sonraki hafta gideceğim bir il. oranın bol bol tadını çıkarayım. türk dil kurumuna da kesinlikle gitmeyi düşünüyorum. belki bebekliğimden beri belki de hiç denizsiz bir ile gitmemiştim. manisa'da deniz yoksa manisa'dan geçmiştik.
"bir gün tanışacağım buradan" sloganı ile yıllarca terkedilemeyen şehirdir. rahatlığı, kolaylığı, güvenliği bağlar insanı kendine. başka şehirde hep diken üstünde olursun. ama evet, gri şehir. sıkıcı, ruhsuz. akmıyor.
Şereflikoçhisar (33 bin) ve Beypazarı'nın (48 bin) nüfusu biraz fazla olsa, çevre ilçelere sosyoekonomik merkezlik yapabilirler.
Ancak bu kapasitede bir nüfusa sahip oldukları söylenemez, yetersiz durumdalar.
Merkezden biraz uzak olup (77 km), kendi başına bir sosyoekonomik merkez olabilen tek Ankara ilçesi Polatlı (127 bin) diyebiliriz.
sürekli bir hareketin olduğu, kaldırımların geceye kadar boşalmadığı, merkezini kızılay alarak her yöne ulaşılabilecek şehir. zamanla sevdirir kendini. ama kendine has bir havası vardır. eskişehirliler sevmez derler ben severim.
Şimdiki aklım olsaydı eğer üniversiteyi burada okurdum dediğim şehir. Gerçi Eskişehir'de okumak da öyle kötü bir şey değil şimdi ama insanın farklı bir şehirde okuması daha bir güzel, evet.