tam melankoli havasına bürünmüş şehir. ha yağdım ha yağacağım diyor hava. acayip bir şekilde gri. elleri montun cebine sokup sokak sokak dolaşmak kadar zevklisi olamaz şu anda.
yoğun temposuyla, maddi manevi tüketmeye alışmış insanlarıyla, iç karartıcı havası, bencil yaşamlarıyla yıpratan şehir.
ama garip bi özelliği vardır ki -doğma büyüme orda yaşayanlar çok daha iyi bilir- farklı bir bağı vardır. terk edilmek istense de kolay değildir. bunu başaranlar varsa da bilirler, farklı bir özlemi vardır, sevmesen de aslında mahkumsundur bu şehre.
Ankara'ya
Öyle yakışırdı ki kar..
Asfaltlar ışıldar,
Buz tutardı resmi yalanlar...
Kimse keman çalmaz belki ama
Çok keman çalınsın balolarında
Diye yapılmış
Gri
Sisli
Binalar.......ankaraya öyle yakışırki kar
iki yıldır yaşadığım şehirdir. ilk zamanlar gerçekten zordur özellikle istanbul'dan gelenler için ama sonra alışılır. Şu an evim dediğimde aklıma gelen tek yerdir, iyiki öyledir.
bu yil icerisinde hic bulunmadim ama internetten ve televizyondan takip ettigim kadariyla cok kurak bir yil gecirmekte olan il.bu kadar buyuk bir nufusun oldugu bu il buyuk ihtimalle daha cok su kesintileri yasayacaktir.
''ankara bizim için yalnız merkez değil, anadolu'nun bütün bakımlardan inşasını, imkanlarını ve usüllerini öğreten bir mektep oldu. ankara'da başardığımız her şey, ankara'nın dışındaki bütün türkiye topraklarında daha kolay gerçekleşebilir...
biz ankara'ya gelinceye kadar şehirciliği ve mimarlığı unutmuştuk. türk milletinin yapıcılık vasfını burada tekrar dirilttik... ankara hakikaten semboldür.'' falih rıfkı atay
çok güzel bir şehir olabilecekken zevksizliğin tavan yaptığı yönetimlerin elinde mahvedilmiş şehirdir. başkenttir.
bakın 1930'lardaki 40'lardaki resimlerine ankara'nın ne dediğimi anlarsınız. sonradan bu kadar zevksiz binalar nasıl dikildi kim dikti bunları buraya dersiniz.
bazı günler vardır sevdiğin bir şeyi daha bir seversin. bir sebep herşeye bambaşka, daha güzel bir anlam katar.. benim de bu gün daha bir başka sevdiğim şehir. ankara..
(bkz: yiğidim aslanım burda yatıyor)
(bkz: mustafa kemal atatürk)
Ankara'yı gerçekten anlamak çok çok zordur.Eğer sonbaharda o yapraklar kurumuş düşerken siz akşam saatlerinde Ayrancı sokaklarında yürümediyseniz, kışın seğmenler parkına gidip karların arasında çocuk gibi eğlenmediyseniz, 1 kere bile mogan gölüne gitmediyseniz, yaz akşamlarında tunalıda zaman geçirmediyseniz,arkadaşlarınızla sakarya caddesinde demlenmediyseniz sevmek zordur Ankara'yı.
Ankara'da kendisini sevdirmek için uğraşmaz zaten,sen keşfedersin onun güzelliğini.