denizi olmaması denize uzak olması ve siyasetin kalbinin attığı şehir olmasından dolayı özellikle gençler tarafından pek yaşanmak istenmeyen yerdir.gerek anıtkabiri ile gerekse atatürk orman çiftliğiyle sevilesi şehirdir kanaatimce.o müthiş insanının müthiş şivesi ise bir başka güzeldir.
istanbul'un renklerinden kaçmaksa amaç sizi tüm griliğiyle bağrına basan kent. memur kenti, öğrenci kenti, hüzün kenti; her şeyden önce anadolu kenti. cumhuriyetin başarısı, devrimin kalesi, her zaman yaşanmak istenen şehir...*
yakında tanımaya başlayacağım şehir. daha önceleri bana pek hoş görünmesede eminim güzel günler yaşatacaktır. ayrıca ciddi havasından dolayı beni orada yaşamak konusunda en çok korkutan şehirdir.
nisan yağmurları olayının bokunu çıkaran şehir. nisan da geçti halbusi...
lan daha 2 gün önce tişörtle pişiyorduk, şimdi kombiyi yeniden açtık. ocağımıza incir ağacı dikti yeminle.
izmirdeki hareketlilikten ne bileyim böyle bi cıvıl cıvıllıktan yoksun olduğundan gayet sakin sessiz bir şehirdir. ama deniz yoktur ya bir kere denize alışan bir insanın ankarada yaşaması gerçekten zordur.
içinde yaşayan insanların deniz görememesi münasebetiyle sanırım uzun yağışların yaşandığı şehir. çok saçma biliyorum ama içimden ankara'ya bok atma isteğini yok edemiyorum.*
deliler gibi özlenen şehir. deliler gibi nefret edilmesine rağmen aynı delilikle sevilerek bünyesinde milyonlarca anı bırakan dönek şehir...bitik bir şehir. bitirilmişliğin yorgun şehri. ***
an itibariyle asfaltını ıslatıyor yağmurlar, soğuk çok soğuk. camı açıyorsun mesela, yağmur kokusu doluyor odana. öyle bir aidiyet. ve düşen damlaların asfaltta çıkardığı sese aşina olduğunu fark ediyorsun. öyle tanıdık, öyle içinde hissediyorsun.