şehir, aslında kendini arkadaşlıkla var eder.gidilecek yer yoktur, birlikte geçirilecek zamanlar vardır. gerisininde pek bir önemi yoktur zaten. bireysel takılan istanbul insanının ankarayı anlaması gibi bir durum söz konusu değildir. çünkü onun gidecek yeri çok, alternatifi boldur...
gri şehir diye diye 4 senedir yaşıyorum. garip büyüsü olan bi şehir bu ankara. denizi yok ağacı yok ama küçük ve sevimli. yüzlerce yıldır ihmal edilen kendi haline bırakılmış anadolu halkını eşek sikmekten kurtarıp ilim irfan yaptırmanın, yeni bi umudun, cumhuriyetin sembolü olduğu içindir. gerçi anadolu halkının bir kısmı hala eşek sikiyor ama yapacak bi şey yok.
öncesinde sevmiyor gibiydim ama sevdiğim kadın seviyor ben de mecbur sevecem artık bu şehri. gri falan ama en azından trafik yok be üstad.
ulasimi istanbul'daki kadar opsiyonlu degildir. her an her yerde taksi kullanma sansiniz bulunmaktadir. ve en onemli ozelligi ise sogugu cok keskindir.
istanbul'a sadece günübirlik gidip bütün keşmekeşini tattıktan sonra, gecenin 3'ünde aşti'ye girince karşınıza çıkan ne idüğü belirsiz tiplere bile sarılasınız gelen şehirdir.
kalabalık yazılmış da gülmeden okuyamadım.* kurban olun siz ankara'ya.
Kötüleyenlerin şehri terk etmesi halinde iyileşecek bir şehirdir. 15 sene önce ilikgibiydi trafik yok merkezi yerlerde yürürken sıkış pıkış olmak yok , sonra bir grup hem şehre sövüp hem de yerleşmeye başladı olanlar oldu sonra.