3+1 apartman dairesinden bar yapılan, soğuk ve gri şehir.
lan 3 yıl olacak neredeyse ama hâlâ zerre alışamadım. gençken dinlediğim yaşar kurt şarkısı takılır hep dilime. sakın kal deme bana gidiyorum alışamadım bu kente, şeklinde mırıldanarak yürürüm sokaklarında.
su misali akıp giden şehir sizi önüne katar gider kaybolmamak yutulmamak için uğraşırsınız durgunlaşınca en güzel yanlarını sakladığını fark edersiniz.
gayet sıkıcı, yapacak aktivitenin bir türlü bulunamadığı şehir.
bi şehirde yapılabilecek tek şey nasıl içmek olabilir lan?! millet can sıkıntısından resim-dans-müzik kurslarına falan başlıyor abi. arkadaşlarla buluşsan, ee napcaz şimdi diye kalıyorsun birden. sonra? gidip içiyorsun. bitiyor.
kamyon, yol, bir yaşlı, anne ,alışmak, zorlanmak, yaşıyor taklidi yapmak...
sizin nedir lan bunlar! dediğiniz kelimelerin, benim içimde türlü türlü acıya, hatıraya tekabül etmesini sağlayan şehrimdir. herbir kelime genellikle hiç de güzel olmayan hatıraların temsilcisidir. düşe kalka, hata yaparak, gülerek, ağlayarak ve çoğu zaman susarak ''ben'' olmayı başardığım bu şehri iliklerime kadar sevmeme sebebimdir bu kelimeler. o kadar sevmiyorum ki seni tüm keşkelerimi sana yükleme zavallığımı da alıp birgün seni terketme umuduyla yaşıyorum. içimde beni gülümseten tek umut belki bu.
uygun bölgelerinde fındık tarımının başlamasını merakla beklediğim kenttir. Sanayi ve tarım atılımları açısından hala yeterli ilgiyi görmeyen güzel başkentimizdir.