kıymeti bilinmesi gereken şehir. özellikle geçici olarak orada yaşayanlar için bu böyledir.
çünkü ayrı kaldıktan sonra o kadar çok özlüyorsun ki aşk acısı gibi koyuyor.
hani eski sevgiliye mesaj atmak gibi birşeydir. ayrısındır ama vaz da geçemiyorsundur.
ankara'da aşklar başkadır. çünkü soğuktur ankara,üşümemek için daha çok sarılırsın sevgiline ve ankara sana aşkı yaşatır. ve biz ankaralılar bu yüzden severiz bu şehri,bu yüzden ihtiyaç duymayız denize,temiz havaya.
kasvetli, kravatlı, gri şehir olarak bilinse de sevmek için çabalamanın güzel olduğu şehirdir. ilk zamanlar anlamazsınız nasıl bir şey olduğunu ankaranın. memlekete gidip geldikçe, her ayrılışta anlarsınız içinizdeki ufak sızıyı. işte o zaman sevmeye başlamışsınız demektir bu gri şehri.
Hakkında soğuk, gri, sıkıcı demeyenleri siken birileri olduğunu düşündüğüm, sevmeyenlerin gelmemesi gereken şehir. Sevmiyorsan gelme kardeşim, basit bu kadar.
3+1 apartman dairesinden bar yapılan, soğuk ve gri şehir.
lan 3 yıl olacak neredeyse ama hâlâ zerre alışamadım. gençken dinlediğim yaşar kurt şarkısı takılır hep dilime. sakın kal deme bana gidiyorum alışamadım bu kente, şeklinde mırıldanarak yürürüm sokaklarında.
su misali akıp giden şehir sizi önüne katar gider kaybolmamak yutulmamak için uğraşırsınız durgunlaşınca en güzel yanlarını sakladığını fark edersiniz.
gayet sıkıcı, yapacak aktivitenin bir türlü bulunamadığı şehir.
bi şehirde yapılabilecek tek şey nasıl içmek olabilir lan?! millet can sıkıntısından resim-dans-müzik kurslarına falan başlıyor abi. arkadaşlarla buluşsan, ee napcaz şimdi diye kalıyorsun birden. sonra? gidip içiyorsun. bitiyor.
kamyon, yol, bir yaşlı, anne ,alışmak, zorlanmak, yaşıyor taklidi yapmak...
sizin nedir lan bunlar! dediğiniz kelimelerin, benim içimde türlü türlü acıya, hatıraya tekabül etmesini sağlayan şehrimdir. herbir kelime genellikle hiç de güzel olmayan hatıraların temsilcisidir. düşe kalka, hata yaparak, gülerek, ağlayarak ve çoğu zaman susarak ''ben'' olmayı başardığım bu şehri iliklerime kadar sevmeme sebebimdir bu kelimeler. o kadar sevmiyorum ki seni tüm keşkelerimi sana yükleme zavallığımı da alıp birgün seni terketme umuduyla yaşıyorum. içimde beni gülümseten tek umut belki bu.