soğuk, çok soğuk şehir. gördüklerim arasında brükselden sonra en soğuk olanı. paralel farkına g.tüyle gülen şehir. suyu havaya atsam düşene kadar belki donmaz ama eminim çok üşür...
talat paşa bulvarı cebeci istikametinde şoföre değil bildiğin başkana sövmesi gereken şehir.
4 aydır bitmek bilmeyen alt yapı çalışmaları nedeniyle 10 dakikalık mesafeler 20 dakikada alınamaz oldu. önüde kışa geldi ki artık bahara mı biter yaza mı biter allah bilir.
öncelikle belirtmek isterim ki bu bir kötüleme değil tamamiyle bir tespittir. ankara metropol değildir. herkesin bir yeri vardır ankarada. cast lar asla birbiri ile karışmaz. eğlence anlayışı ile örnek vermek isterim. ankarada her rütbenin adamının gittiği yer bellidir asla dışına çıkmazlar. klasik varoş tayfa parası varsa maltepedeki pavyonlara yoksa ulustakilere gider. 40 yaş üstü amcalar sakaryada içer. öğrenciler karanfil, konura akar. ankaranın doğusundan gelenler sakaryanın türkü barlarına akın eder. özel okullu ciks tayfa her daim bestekardadır. devlet okulunda okuyan ama paralı öğrenci kardeşlerimiz de bahçelide yer bakar kendilerine. memur kısmı zaten akşamleyin evinden çıkmaz. özel sektör çalışanı gayet azdır onlar da çukurambar taraflarında yer ararlar kendilerine para harcamaya. bu denge hiç bozulmaz asla bir gruptan kimseyi kendisine ait olmayan bir yerde göremezsiniz.
buna rağmen hala damsız almayan yerler var ki beni en çok sinir eden de odur. ulan ankaradasın lan dünkü b.k!