Güneşte titretmeye başlamış güzide şehrimizdir. Soğuğunu da sıcağını da severiz. Angaramıza laf yok.. ( daha düne kadar bende laf ediyordum da havası mı suyu mu bilmiyorum seviyorum bu şehri).
bu sene kışın erkenden geldiği şehir. o değil de ben ben ankara'nın halen daha nasıl başkent yapıldığını şaşırıyorum. eskişehir de iç anadolu da ama ankara'dan daha güzel gidenler bilir.
bozkırın ortasına kurulmuş bir köy iken, tbmm'nin kurulmasından ve 1923 yılında başkent ilan edilmesinden sonra büyüyüp gelişen, türkiye'nin en büyük ikinci şehri.
Kuğulu Park'ta soğuktan ağlayarak kebo yedikten sonra yurda dönmesi keyifli olan şehirdi.
O sene hayatımda ilk defa o kadar soğuk görmüştüm. Dolaşalım dedik kuğulu park'ta oturduk. Dürümü acılı yiyemem. O da ağlattı. Uyuşmuş parmaklarla zar zor yedim. Soğuk resmen hiçbir şey giymemişim gibi kesiyordu. Yine de güzeldi.
1402 yılındaki ankara savaşı esnasında timur ordusunda bulunan filleri o zamanlar orman olan pursaklarda saklamıştır. bu hamlesi ona savaşı kazandırmış ve böyle bayezid savaşı kaybetmiştir. pursaklar ismi buradan gelmekte olup o zaman adı filler burada saklandığı için fil saklar, zamanla etimolojik değişime uğramış pursaklar adını almıştır. hadi eyw.