istikrarını koruyan şehir. yoksa bugün yağmur yağmayacak mı derken bir anda ''naber yarraam'' dercesine gök gürledi hayvani bir yağmur bastırdı. ben de ne eksik diyordum.
nisan yahut kır ikindi yağmurları biraz sapıttı. gök yere düşecek gibi bir his var içimde. gündüzleri yaz, öğleden sonraları sonbahar. akşamları ılıkımsı, soğukumsu.
kimse sevmez bu şehri denizi yok derler bürokrasi tam anlamıyla hissediliyor derler. ankara'yı sevmek için burda büyümek lazım galiba herkes sevmediğinde daha bir değerli olur benim için bunu en güzel yılmaz erdoğan dile getirmiştir.
öyle deme
ankara'yı sevmeyene bir zulümdür
bu kadar insanın neden ankara'yı sevdiğini anlamadan
ankara'da yaşamak ...
40 ikindi yagmurlari denen yagmurlarin yagdigi sehrim.
5 ikindidir yagmur yagiyor, kaldi 35 diyorum. ama 35 gun sonra temuz olcak, haziran da gun yuzu gormicez mi biz? ayrica yenimahalle'ye ve karsiyaka mezarligi tarafina boyuna yildirim dusuyor ve ben yildirimdan, gok gurultusunden tirsar hale geldim 5 gundur.
deniz yok. bebe var. kart yok. ego var. güneş yok. kar var. büyük, gri binalar, ciddi adamlar var. saat 5'ten sonra trafik var. korsan taksi yok. ulaşım pahalı. her yer uzak. taksi pahalı. adı başkent. başkent pahalı. yaşam zor. insanlar * hoşgörüsüz. yorucu, boğucu, sıkıcı. kasabanın 5 milyon nüfuslu halidir.
edit: eksilemeyin boşuna.bunlar sadece benim düşüncelerim.
artık yetmştir. hala hırka ile dolaşmak zorunda kalmak ve gri bulutların sorumlusu kim bilmiyorum ama dünyanın çine etmişiz canlar. yaz da görmeden sonbahar gelecek sanki.
en az 2 sene + askerlik süresi kadar daha ayrı kalacağım başkent.
antalya'nın yazında, ofisin içinde pencereden vuran güneşin bile seni terden sırılsıklam etmesindense, ankara'da hırkayla gezmeyi tercih ederim.
(bkz: hasretin nazlıdır ankara)
bir takım provakatörlerin oyunu için seçilmiş son mekan. ortadoğuya, şu an iç karışıklıklar yaşayan ülkelere bakıp hiç mi ders almıyorsunuz? polisle gereksiz bir çatışmaya giriliyor, arabalar parçalanıyor ve en kötüsü halka da saldırılıyor. insan değilsiniz ulan insan. (bkz: uludağ sözlük/#11959311) yazdım geberip gidicez eninde sonunda. yorgun gidicez ama be. iki dakka sakinlik olsun artık şu dünyada. abicim kaldırım taşı sökmek ne demek ya? nesin sen ya eşkiya mı? üniversiteli gençler görünüşte. modernler, okumuşlar, geleceğin aydınlığı. ne denir ki size, zihniyetinize? kelam-ı israf...
panzere çıkıp kalçasını kıran kıza sesleniyorum son olarak: kafan kırılsaydı daha hayırlı olurdu.