en yağmaması gereken anda karın yağmasıyla, beni derin düşüncelere sevk eden şehir. hiç soran yok kar yağsın mı hacı, bir yere gidecek misin, seyahatin var mı diye..
Yeşili ve mavisi eksik, soluk ama güzel bir tablo gibidir Ankara. klişe ama gri ve pusludur aynı zamanda. Kışın tepelerini örten karla biraz daha anlamlanır sanki. Düzeni ve sakinliği ara ara bogulmanıza da neden olsa güzel ve aşina olduğunuz sokaklarıyla, tiyatro ve sinemalarıyla kendini size sevdirir.
ankara güvendir.anadolu çocuğudur saftır, istanbul gibi ihanet etmez, izmir gibi sevişmeyi bilmez ama başınız sıkıştığında size kucak açar. içinde kötülük, oyun yoktur, dalavera bilmez.kendi halindedir.ağırbaşlıdır.izmir ve istanbul eğlenilecek erkek iken, ankara evlenilecek erkektir.
pazar gecesi sakarya caddesini 22.30 gibi boş görülüp şaşılası, 23.00 sularında da çöpçüler hariç kimseler görülemeyesi ve açık mekan da bulunamayası, nefret edilesi başkent.
gece hayatı olmayan, insanlarının yüzü devamlı olarak asık olan, yolda cumhurbaşkanını ya da bakanlardan birini görme ihtimaliniz olan, eğlenmek için alışveriş merkezine ya da sinemaya gitmekten başka işiniz olmayan evim dediğim şehirdir.
doğru mekanlarda dolaşırsanız gece hayatı da vardır efendim bu şehrin. yollarında tabela bulunmaz nedense. 5 bölgeye ayrılan şehrin 1. bölgesi (bizim buraları) şehrin en düzenli ve nezih semtlerinin bulunduğu bölgedir. aynı zamanda burdan akp ye çok oy çıkmadığı için büyükşehir belediyesi aklı sıra cezalandırır.
izmir'le kıyasladıkça ankara'lılar tarafından linç edilme korkusu duyuyorum. ama öyle izmir kadar olamaz istanbul'un bin mil ötesinden geçemez. okuduğum şehir...
önümüzdeki 6 ayımı mecburen geçireceğim şehirdir. Sürecin kısa olması nedeniyle hayatımda ilk defa eşyalı eve muhtaç kalma ihtimalim yüksektir. SOğukluğu ve griliğine alışabilmem ümidiyle..
her ne kadar behzat ç de tam tersi söylense de en çok istanbula dönüşünü sevdiğim şehirdir aynı zamanda.