şu anda göğün yarıldığı şehir. bu sene zaten yağmur rekortmenliğine imza atmış caanım ankaram; bugün, pencereleri kapatmış ve içerde oturan bi adamın kafasına bile yağmur damlatacak kapasiteye erişmiştir.
Yağmur dönerken kara yavaşça süzülenler yola.
Araba dolusu bi tuhaf seven, şarkılar çalan söyleyen.
Sevenlerden biri ben, arkada bıraktığım sen.
Kim olduğunu biliyorsan, söylesen.
sokaklar dolusu şekerli kar kokusu. Tunalı'da gezinirken bizde bir kahvaltının tutkusu.
Acıkanlardan biri ben, arkada bıraktığım sen.
Kim olduğunu biliyorsan, söylesen...
Yağmur dönerken kara, şarkılar var falımda.
Hepsi sana, bu gece Ankara.
Yağmur dönerken kara, yine yol var falımda.
ister özle...
Yok, istersen hiç hatırlama.
Çok sıcak geçen 1-2 gün sonunda yağmur yağacağı zaten belli olan gri şehir.
yağmuru çok seven ben kişisine nerdeyse her gün istediğini veren, her gün beni mutlu eden, ama herşeye rağmen kendisini sevmemi sağlayamamış şehir. *
birazdan yağmuru çok fena yiyecek şehir, bir gün gezdirmedi. gezmek istesen de melih diye biri var bu şehirde nereye gitsen peşinde, sapıklık yapıyor. her yere kendinden islamik yeşil bir renk bırakıyor. güzel ankaramın, başkentimin içine ediyor. bu melih bir gün birinden çok pis dayak yiyecek o iğrenç gülümsemesi sona erecek de bakalım ne zaman.
ahmet arif'in karanfil sokağı isimli şiirine ev sahipliği yapan şehirdir.
Duvarları katı sabır taşından
Kar altındadır varoşlar,
Hasretim nazlıdır Ankara.
Dumanlı havayı kurt sevsin
Asfalttan yürüsün Aralık,
Sevmem, netameli aydır.
Bir başka ama bilemem
Bir kaçıncı bahara kalmıştır vuslat
Kalbim, bu zulümlü sevda,
Kar altındadır.
izmirden sonra halkı en iyi insanlardır.her ne kadar melih gökçek her şeyi batırsa da hala güzeldir.her yerinde bir kırşehirliye rastlayacağınız için yaşanmaya değer bir şehir.
türkiye'nin iç anadolu bölgesinde, başkentliğimizi yapmakta olan, ve başkent olması sıfatını, anayasanın değiştirilemez, değiştirilmesi teklif dahi edilemez maddelerinden alan bir şehirdir.
eski yıllarda çok daha çorak olmakla birlikte, atatürk'ün, zamanında geliştirmek için çok çaba harcadığı bir şehirdir. atatürk orman çiftliği, şehre biraz yeşillik katmak amacıyla yapılmıştır.
istanbul'lular için, aşırı düzenlidir, sıkıcıdır, her yer gridir. nem oranı çok az olduğu için, yazları yapış yapış olmazsınız. şehir merkezi gelişmiş olmakla beraber, ilçeleri için aynı şey söylenemez. herhangi bir iç anadolu ilinde rastlanabilecek gelişmişlikte ilçeleri vardır.
ayrıca, eskişehir'den ankara istikametine gidecek olanlara, gece yolculuğu yapmaları tavsiye edilir. yolda hiç ama hiç ama hiçbir şey yoktur. tüm yolu sarı bir renge bakarak geçirirsiniz. yolda ağaç bile yoktur doğru dürüst. hatta arasıra, acaba otobüs gitmiyor mu? hep aynı manzara diye düşünebilirsiniz.
uygar bir halkın yaşadığı şehir.bu şehirde insanlar otobüs kuyruklarında haksızlık olmaksızın bekler,trafikte birbirine yol verir,yerlere çöp atmaz *.istanbul'un aksine.***
medeni hukuk bütünleme sınavı illeti sebebiyle söve söve geldiğim şehir. istisnasız herkesle aramda geçen muhabbet şu şekildedir:
+ee, alıştın mı ankara'ya?
- alışmaya çalışıyoruz.
+ aa, öyle deme bi' kere çok düzenli bi' şehir.
- ??!!
"benim de tek derdim şehrin düzeniydi sanki" deyip kaymamak işten bile değil. buz gibi bi' şehir lan işte; bana ne düzeninden! sıcak bi' gülümsemeyle işini yapan yok; 0-6 yaş grubu dışında mutlu bi' çehre gördüğümü hatırlamıyorum. ne diyorlardı? hı hı, evet düzenli; çoook...
hayatta bu kadar sıcak olduğunu hissetmemiştim daha önce. hepimiz eriyoruz, eriyip caddeye yapışmaktan korkuyoruz. bi düzeni şaştı bu kentin havasının ya hadi bakalım.