4 ay sonra temelli tasinacagim, tasina topragina hasret kaldigim canim memleketim. disardan gayet siradan bi yer olmasina ragmen o kadar seviyorum ki bu sehri, sakaryasindan karanfiline. sincan ve eryamani bile seviyorum, gerisini siz dusunun..
neden ankarada bir bok yok denilip daha sonra müptelası olunur diye merak etmişimdir hep ama bence nedeni şu; bir şehir düşünün,
- büyük ve kalabalık bir ülkenin başkenti
- ülke koşullarına göre eğitimde en iyi
- sağlıkta en iyi
- ulaşımda 4,5 milyon insana rağmen iyi
- her bütçeden insana uygun yer var. çok zengini de var, orta hallisi de, çok fakiri de.
- ülkenin en iyi üniversiteleri bu şehirde.
- genelde sıkıcı ama umutsuz değil arasan bulursun.
- insanlar diğer büyük şehirlere oranla daha az gergin, telaşlı
- en önemlilerinden biri insanların sosyal statüleri yüzünden aralarındaki fark daha uçuruma dönüşmemiş. her yerde her telden insan var ve bu insanlar yadırganmıyor* yani insanlar ne olursa olsun ortak bir paydada mutlaka bir araya geliyor.
- yazın sabahları çok sıcak akşamları soğuk uyumak için en ideal şehir. kışın çok soğuk ona bir şey diyemem.
kısaca demek istediğim şu büyük şehir ama sadece lafta büyük, yaşadıkça daha küçük geliyor insana.
pek sevmediğim şehir. Unutmayınız! Asıl başkent edebiyatın ve imparatorlukların göz bebeği olan istanbuldur ki hala da öyle bence. Ahhh istanbul... Edebiyatdır istanbulumun dili...
başıyla sonu alakasız olan şehir. bir şehir düşünün ki her ilçesi ayrı telden çalsın, her ilçesi birbirine düşman olsun. bir de ayazı var ki sorma gitsin. hep çok resmi gelmişti bu şehir bana, sanırım öyle gelmeye de devam edecek ömür boyu.
eskiden geceleri buz gibi olurdu, ayaz inerdi. şimdiyse ılgıt ılgıt yeller esiyor dışarıda. güzelim şehir ankara, eskisinden daha sıcak. eskisinden daha sevecen...
yerel seçimler nedeniyle dikkatimi çeken kedili amblemi beğenmedim ki kedileri en az mısır tarihi kadar severim. hitit güneşinin nesi vardı da kaldırıldı acaba.