Yarım saate beni sarıp sarmalayacak eski sevgili...lakin ben sıkıldım kendisinden iki üç saate kadar yeni bir valiz hazırlayıp başka bir kente aşık olmaya gideceğim...
beni de toprağına kabule edeceğine gönülden inandığım gri şehrim.
sevdiklerim hep burada, sevdiğimi söyleyemeden toprağa koyduklarım hep burada, acılarım hep burada, az da olsa sevinçlerimde burada. beni ben olduğum için, bana ekstra misyon yüklemeden kabul eden şehir. allahım senden bugüne kadar çok bir şey istemedim. hakkımda hep hayırlı olanı istedim. şunum olsun bunum olsun demedim. sağlık sıhhat bahşet demedim. şimdi senden üç tane dileğim var. sen ki ol deyince oldurtan öl deyince öldürtensin. annemin canını benden önce alma, sevdiceğimi bana geri ver ve son olarak gri şehrimde ölmeyi bana nasip et.
trafiğine, olmayan ulaşımına sıçtığımdır.
sözlük çok istediğim bir yere saatinde otobüs bulamadığım için gidemedim. şuan geldim odama bilgisayarda sinirli sinirli asosyalleşiyorum. bu güzel havada yaşadığım şeye bak.
Bugün o bilindik griliğiyle pencerenin ardından bana gülümseyen şehir. Yağmur hafiften yağıyor. Kulaklığımı bulur bulmaz sokaklarını arşınlıyor olacağım.
Yoların denize Çıkmasada seviyoruz seni Ankara diyen kaÇka laftan sıkılmış bir yazar olarak söylüyorum ki 22 yıldır ankaradayım -sev mi yorum- 10 dedim mi sokakta insan kalmıyor tamamı memur. Gece dışarı Çıksan 11 de otobüs bitiyor arabayla gitsen heryer polis ceza yiyiyorsun gri şehir yeşil alan yok her tarafta iguanaya benzeyen apaÇiler senin küpen var diye dalga geÇiyorlar sonra paintten kendine küpe yapıp sosyal medyaya atıyorlar her tarafda aÇ insanlar dilenciler tinerciler, birde tomalar belirdi ki her sokak basında Ankara iğrenÇtir tatile bile gelmeyin.