Dun ve onceki gunler bahar havasi vardi hatta finlandiyada uzun sure yasamis bi arkadas got olmustu anakrada bu mevsimde boyle guzel hava ibretlik diye.
insanları çogarip.
yürüyen yolda duruyorlar lan. çok ilginç. ya istanbul'da bizim hep acelemiz olduğu için yürüyen merdiven yürüyen yol hepsinde yürüyoruz ya da bunlar aşırı rahatlar. bildiğin yürüyen yolda duruyor adamlar. yol götürüyor. çok güldüm lan. çogarip.
--spoiler--
yol götürmeyecekse neden yürüyen yol diye düşünen mantıklı insanlar.
heycana gerek yok, acelemiz yetişecek çok önemli yerlerimiz de yok. *
e trafik yok ki, evden çıksan sikini taşşağını yaya yaya işe gitmen en baba 20 dakika. neden koşmaları yada yürümeleri gerektiğini anlayamayan topluluk. * bu arada yürüyen yol bi aştinin metro çıkışında var diye biliyorum, genel olarak üzerine koli falan koyuyor insanlar, o koliyi taksiye kadar yolun üzerinde götürüyorlar. yani ellerinde kocaman kutularla yürüyen yolda yürümeyip, durdukları için pek de garibime gitmeyenlerdir.
--spoiler--
neredeyse her yaz düzenli olarak geldiğim bu yıl itibariyle de yaşamaya başladığım güzel şehir.
herkese kasvetli soğuk gelmesine rağmen oldum olası severim ankara'yı. yalnız geldiğimden beri sinir olduğum bir özelliği var ki hiçbir ankaralı yürüyen merdivenin sol tarafını boş bırakmıyor. uyarıp da geçmek istediğinizde küfür etmişsiniz gibi bir bakışa maruz kalıyorsunuz.
ayrıca otobüste orta yaş abilerin çoğunun telefonu "ankara'nın bağları" çalıyor. bir de gençlik parkı dedikleri yerin adını "apaçi parkı" olarak değiştirseler çok daha iyi olur.
vee bazı otobüs hatlarındaki yaşlı nüfus fazlalığını görüp de nedenini sorduğumda emeklilerin otobüslere ücretsiz bindiğini öğrendim. bu teyzelerin, amcaların da işleri olmadığı halde sırf gezmek için otobüse binmeleri ayrı bir şoktu benim için. *
işte ankara benim gözümde böyle tuhaf bir yer. eğer ki ankaralılar yürüyen merdivenlerin sol tarafını boş bırakmayı öğrenirlerse bir gün, çok daha güzel bir yer olabilir.
hayatını bok atmak üzerine kuranların başlıca uğrak noktası, canım şehrim. neymiş efendim, griymiş. denizi yokmuş. sanki bana doğma büyüme las palmas çocuğu pezevenk.
ankaralıların çevre illlerden göçenler hakkında ;sanki kamyon kamyon ...'lı insanları buraya bırakıp gitmişler gibi dediği yerdir efenim ..Ne yani şehrinde iş vardı , aş vardı da mı geldi zalım deyip geçtiği şehirdir.
istanbulluların saçma bir şekilde küçümsedikleri şehir. ankara istanbuldan daha yaşanılasıdır, kabul edilmelidir artık. ama denizi yok yeaaa denmemelidir artık. komik olunmaktadır.
enteresan bir şekilde şehir trafiğinde "kimseye yol vermeme" kuralının hakim olduğu ve buna hiçbir şöförün kızmadığı şehirdir. şeritleri olmayan yolları çoktur ve tahminimde ülke ekonomisine katkı sağlaması için şeritler yoktur.
bazı hamsi kafalıların sürekli bok attığı şehirdir. Çok üzülüyomuş tvde görünce, aman. Ülkenin yaşanabilecek 5 şehrinin başındadır. Deniz yokmuş. Peh, görende uyuzu hergün denize giriyo sanacak. Sorsan yüzmeyi bilmez. Saat kaç olursa olsun, bayanların tek başına dolaşabildiği şehirdir. 3-5 laf atan serseriye ağzının payı ankaralılar tarafından verilir zaten. istanbulda çık bakalım, kaç taciz, kapkaç olacak. Trafiği çok nadir tıkanır. Halkı duyarlı, çevreci olduğu için arabasını bırakır, toplu taşım aracı kullanır. Sizin trafikte 4 saate karşıya geçtim, acaba canlı mı geçicem diye düşündüm. Türkiyenin ilk planlı ilçeside yine bu şehirdedir. Ucuz şehirdir. Kusurları da yok değil. Yazarız onlarıda bir ara. Lan bir kere 500t gibi bi cehennem yolculuğumuz yok, bunu hatırlayıp sonra bok atın istanbullular. 500t şehri terk etme sebebidir olum.
denizi yok yea diyenler, her akşam pierre loti ile boğaza karşı şarabını yudumluyor sanki. Ter kokusundan geçilmeyen ve hayvan gibi tıkış tıkış günün 3 saatini metrobüslerde geçiren kim lan o zaman ?
tanım: Türkiye'nin en yaşanılabilir şehridir.