yine coşmuş coşturmuş şehir. sevenini sevmeyenini herkesi kucaklayan şehir. kimseyle zoru yoktur. osmaniye'nin il olduğu şu ülkede çıkıp da tek kelime etmemiştir. yerim lan.
milli kütüphanesi olan şehirdir.
hatta milli kütüphanesinin arka caddesinde kocaman halk ekmekçisi olan şehirdir. fakir geçen öğrencilik günlerine huzurlu anılar ekler orası. yaşlı amcalara, teyzelere çay almak için yerinizden kalktığınızda güvercinler poğçalarınızı çalıp kaçar.
yani tuhaf bir şekilde kendini sevdiren şehirdir.
bana aşkı hatırlatan şehir. öyle sıkıcı bir havası var ki kaçmak istersiniz, kaçarsınız feleğiniz şaşar özlersiniz ankarayı alışmışsınızdır bir kere. karamsardır, mutlu olmak istersiniz, pozitif enerjinizi alır götürür. dışarı çıkarsınız, hep aynı şeyleri yaparsınız. havası değişkendir, yağmur yağacak dersiniz güneş açar ya da tam tersini yaşarsınız. çok soğuktur yada delicesine sıcak. bazı yerler imanına kadar gürültülüdür bazı yerler sessiz sakin upuzun yoldur. aynı aşkın tarifi, kişiden kaçarsınız ama alışmışsınızdır dünyanız döner, aşk karamsardır mutlu olan pek görünmemiştir. aşkın ne getireceği de belli olmaz aynı ankara nın havası gibi. aşkta ya çok sıcak yada çok soğuktur. ve aşk ya gürültülüdür yada sessiz sakin...
ankarada ailem yaşamakta samsundan taşındığımız bir şehir ve beton yığını, çok boş kalabalıgı olan gezcek yerleri çok sınırlı ve ciddi maddi durum isteyen bir şehir.