talat paşa bulvarı cebeci istikametinde şoföre değil bildiğin başkana sövmesi gereken şehir.
4 aydır bitmek bilmeyen alt yapı çalışmaları nedeniyle 10 dakikalık mesafeler 20 dakikada alınamaz oldu. önüde kışa geldi ki artık bahara mı biter yaza mı biter allah bilir.
soğuk, çok soğuk şehir. gördüklerim arasında brükselden sonra en soğuk olanı. paralel farkına g.tüyle gülen şehir. suyu havaya atsam düşene kadar belki donmaz ama eminim çok üşür...
bugün, abdi ipekçi parkında sararmış yerlere dökülmüş yaprakları ve bir önceki günden/geceden kalma bankların, çimenlerin üzerindeki kar ve çiy taneleriyle içimi bir daha ısıtan şehir oldu.
kimse pek sevmez ankarayı ama cok güzeldir ankara aslında soğuğunda üşümesini bilirsin sıcağı yakar seni, mutlaka her yerinde tanıdığın birini görebilirsin, kizilayda dolaşırken burnuna gelen kestane kokusu icini ısıtır birden yalnız oldugun zaman üzülme bende yalnızım der sanki yalnızdır ankara.
daha evden çıkamadığım için bilmiyorum ama, gece yağmış olan kar, pazartesi sabah trafiği ile eklenince acaba ne kadar güzel sürprizler hazırladı bizlere?
gri/soğuk demeyeni, kar yağdığında yılmaz erdoğan şiiri paylaşmayanın kızılay meydanında ıslak zopaylan dövülmesi gereken şehir. hazır kar yağmışken bu fırsatı kaçırmayalım. *
--`spoiler--
Ankara'ya öyle yakışırdı ki kar..
Asfaltlar ışıldar, buz tutardı resmi yalanlar...
Kimse keman çalmaz belki ama
Çok keman çalınsın balolarında
Diye yapılmış
Gri sisli binalar...
Alnının ortasında
Ciddi bir devlet asabiyeti.