ankara lalegül semtinde su borusunun, istanbul yoluna kadar yolları kapatacak şekilde patlaması olayı. şu an pek çok araç ve iş yeri ankara susuzluktan ağlarken su'dan kurtulmaya çalışıyor.
pek saygıdeğer ankara insanı batıkent'te su kesintisi yapılması için aski yi şikayet telefonlarına boğmuş ve tüm uyarılara rağmen şikayetini bir türlü kesmemiş bulunmakta. (stratejik bir durumun söz konusu olduğunu bilerek ve göz önüne almayarak) hatta olayı, melih gökçekbatıkent'ten oy aldığı ve almaya devam etmek istediği için oranın suyunu kesmiyor demeye kadar vardıran sevgili ankara insanına bu da kapak olur umarım.
kimi insanların evlerinde mahsur kalmalarına neden olan baskın.
şimdi su kesilince çok güzel tasarruf mu edilmiş oldu anlamıyorum ki? 1 ağustan bu yana ikinci baskın. 5 ay boyunca kaç baskın olacak, kaç günlük su heba edilecek merak konusu.
musluktan kesilen suyun allah'ın reva görmemesi üzerine yollara dökülmesi.
su kesintisi yapılarak tasarruf yapılacaği zannediliyor. gerçekte su depolamakla daha fazla su gidiyor. bir de yetmezmiş gibi borular çatlıyor ve hem boru tamiri birde * tasarruf ile halktan kesilen su yollara, evlere dökülüyor.
her türlü zarar. hem maddi hem manevi.
ne olacak bu insanların ev ve iş yerlerinde olan zararları?
ne yapılacak?
su kesintileri nedeniyle kapının eşiğinde bekleyen hastalıkların çözümü ne olacak?
umrunda olması gereken kimsenin umrunda değil anlaşılan...
30 yıllık hatlarla kurulu olan ankara da bir su borusu patlamış ya ne olacak(!) dediğimiz olay. belediye başkanımız park, bahçe yapıyor şelale yapıyor, dana ne istiyoruz belediye çalışıyor(!) koyun millete çoban gibi belediye başkanı. millet salak gibi su tasarrufu yapsın, kendi çeşmelerinden suları kesilsin, bir boru patlamasıyla ankara nın 1 günlük suyu gitsin. gider gider bu ülkenin bu halkın daha çok şeyleri giderde haberimiz olmaz ya da olur da...