ben sana en özel duygularımla yaklaştım. kimse ile yaşamadıklarımı senle yaşadım. hayat bu bazen olmuyor maalesef. sen şimdi şu an ruhen de olmasa bedenen mutlusun. o kişi benim yerimi doldursun diye orda. he doldurur doldurmaz orasını ben bilemem ama gördüğüm çeyreğim bile etmeyeceği. ben sırf sen üzülme diye artık bu konuları açmayacağım. kendi içimde üzüntümü yaşayıp seçtiğim çetrefilli yoldan yürüyeceğim. belki o rüzgarlar beni alır he ne dersin?
Hesabıma yüklü para girişi oldu bugün,
Yatırım için kılı kırk yarıyor beynim; "Borsa borsa" diye fısıldayan bir cadı kulağıma bağdaş kurmuş kalkmıyor.
Hesaptaki "Türk lirasını" türk lirası bırakacak kadar blokaj beyinli yüzde 52'likten değilim hamdolsun.
Hayatımın en kotu anını yaşıyorum. Eski eşimin tayini izmir'e çıktı. Dünyadaki en kıymetli varlığım kızım, canımın parcasindan ayrılacağım.onsuz nasıl nefes alınır bilmiyorum.o benim dünyam.herseyim.
belki de tükenmişimdir. bir şeyler için uğraşacak çabayı kendimde bulamıyorumdur. benim de emek vermeden güzel giden şeylere ihtiyacım vardır. hep ben yorulmak istemiyorumdur. yeniden inanmaya ihtiyacım vardır. beni bana geri vermek istiyorumdur...
Apansız uyanırsan gecenin bir yerinde,
Gözlerin, uzun uzun karanlığa dalarsa...
Bir sıcaklık duyarsan, üşüyen ellerinde,
Ve! saatler gecikmiş zamanları çalarsa,
Bil ki seni düşünüyorum ...
Sana iyi gelen şehre yerleş, iyi gelen müziği türünü önemsemeden dinle, huzur bulduğun insanda kal, sadakatine inanmadığın bankı denizi görse de terk et, dostluğu çok ayrı bir yere koy, fedakarlığı tek taraflıysa unut, cesareti sadece değeceğini düşündüklerine kullan...
Bana sarı serum yap diye doktora gitmek, doktorun da sarışın olması, aca yanlış mı anlar diye sarı doktora sarı serum diyememek, hanım hanımcık doktorun “sori ne ki siye atum yapiyem” demesi.
Serumun mayıştırması, çiğköfte tepsisi görür gibi olmak, burna gelen isot kokusu, Urfa über alles ulan, lilililiiiiiii!
Alçakgönüllü olmak uğruna cahilden nasihat dinleme, kimseyi kırmayayım diye sürekli kırılan ve yorgun düşen taraf olma, belki düzelir safsatasına kapılıp daima şans veren olup da şansını tüketme; insanlar genelde değişmez ve düzelmez, iyi niyetin baki kalsın lakin sömürtme...
Deniz diyordum
En güzeli sendeymiş denizlerin
Çiçek diyordum
Dünya çiçeklerini sende kokladım birer birer
Sende seyrettim her semtini o şehrin
Anladım
Seni bir kere görmek
istanbul’u görmekmiş meğer...
Belki saçına değer nefes.
Belki sen de bir gün özlersin diye, seni uzakta bıraktım.
Seni uğurladım.
Sana kavuştum.
Seni terk ettim.
Bilmem kaç kilometre yol gittim.
Evren kaydı.
Sen göğüs kafesimden milim kaymadın.
insanların benden beklentilerini düşünüyorum. Ve hep güldüğüm bu beklentilerin bana yük olduğunu fark ettim. Hayatıma birini almamam bile benden bekleneni tam karşılayamayacak olmak belki de.
Bazı konularda toplumun ne dediğini hiç umursamıyor olsam da bazı konularda deli gibi umursuyorum sanırım. Neyse farkındalığın oluştu çözümleyeceğim.
iç huzuruna yatırım yap, cahilliğinden memnun olan ile diyalogu kes, duygularına ket vurmayı bil, herkese gitme payı bırak hatta kendine bile, savaşmaktan korkma ama kim için savaştığın da senin savaşım gücün olsun ve daima gül; gül ki bir şeye benzesin şu yaşam dedikleri...