felsefede "güneşin doğmaya başladığı yer" anlamına gelen sözcük değildir. zira felsefece diye bir dil yoktur. salaklığın lüzumu yok.
yunanca'da "gün doğumu" veya "doğu" anlamına gelir. yunanca'da "anatole" olan isim latince'ye "anatolia" olarak geçmiş ve bugünkü anadolu yarımadası'ndaki eyaletin roma imparatorluğu'ndaki ismi olmuştur. avrupa dillerine de buradan geçmiştir.
bir de ilkokul kitaplarında "ana-dolu" versiyonu vardır ki; bu da "felsefece" teorisi kadar evlere şenlik bir mevzudur. ancak ayrı bir entry konusudur...
pentagram'ın yeni çıkan akustik albümünde şebnem Ferah tarafından söylenen şarkı. akustik işine bir türlü ısınmayan şahsım şarkı boyunca bağrış çağrış çığlık beklemiştir. mamafih duyamamıştır.
sonsuz karanlık bu yaslı günümde
yad insanoğlu bu durmaz sözünde
nerden bilinmez bu kin gözlerinde
yansır bu korkum sararmış yüzümde
halim bilmez, derdim sormaz
zor anımda, sahip çıkmaz
boyle şansız mertlik olmaz
bu ihanet cezasız kalmaz
anatolia, anatolia
sevgim seninle bu zor günlerinde
anatolia, anatolia
kalemi kır cezamı kes ama onurumu geri ver
behey anla derdim bu son çığlığımda
yorgun bu toprak ölüm çok yakında
doğduğun yer, bu eski dünya
doyduğun yer, bu yaşlı dünya
bir gün gelmiş, gülmez olmuş
ismi artık anılmaz olmuş
anatolia, anatolia
sevgim seninle bu zor günlerinde
anatolia, anatolia
kalemi kır cezamı kes ama onurumu geri ver
anadolu'nun gavurcasıdır. anadolu, bana kalırsa türkçe bir bileşik kelimedir(ana-dolu). zira bu topraklar analarıyla meşhurdur. her türlü kelimeyi türkçeleştirmekte üzerine olmayan bir millet, bunu da çevirirdi elbet. lakin anatoli gibi saçma bir çevrim ortaya çıkardı.
editi çakmam lazım: pentagram'ın efsane şarkılarından biridir.