Erkenden bilet 400 tl,
Albert heijiden sabahlari sandivic 3, 5 euro,
Albert heijinde sushi 4 5euro,
5 gunluk alaksandre hotelde 2 kisi 230 euro,
Dammarkta sex musesinin orda patates 4 euro. Aksam keyfe gore 10 euro steak. Tavsiyem wok to walk 10 - 12 euro. Gunluk 13 euro ot
, bulldogtan almayin amk. Red lightin bi arka paralel kanalinda onunuzde tartip veriyorlar. Lemonu denemeyin. Gidin hem sehir gorun hem hosgoru gorun...
Ülkelerinde meşru olup, fosur fosur içtikleri ottan mıdır nedir, herkesin istisnasız gülümsediği, cafelerinin ve barlarının her daim kalabalık ve eğlenceli insanlarla dolup taştığı, bisiklet trafiğinin, araç trafiğini ezip geçtiği, her gittiğimde" acaba burda yaşasam mı" deyip, sonra kös kös döndüğüm şehir.
Ara ara Eskişehir' e giderek özlem giderdiğim, kanalı bol kent.
Babamin is sebebiyle gittigi(bize oyle dedi) ve dun geldigi sehir. Gelir gelmez hac ve umre icin kaydoldu. Nedir bu acele diye sordugumda ise cok gunaha girdigini soyleyip konuyu kapatmami istedi. Yuvamizi yiktin amsterdam.
Avrupa'nın en uçuk şehirlerinden biri olan bu şehirde kanallar arasından geçerek lalenin dahi müzesinin olmasıyla sanat, tarih ve tabiat ile içiçe günler yaşarsınız.
ilk defa şu an aklımdan geçen şeyi sol framede gördüm. Aklıma gelmesinin sebebi ise gecen yılın bu zamanlarında koştura koştura gezsem de şehre aşık olmam. Girdiğim hafif küf kokan her dükkanda antika eşyalara rastlayınca çok etkilenmiştim. Canlı sokaklar,sokakları bölerek akan sular. Bisikletle gezerken bir rüyada veya bir fotoğraftaymış gibi hissetmiştim. O fotoğraf orada donup kalsaydı sorun olmazdı.
Sanırım dünya üzerinde istanbul'dan sonra en iyi bildiğim şehir. Her bir sokağı başka bir dünya olan, mutluluk şehri adını koyduğum şehir. Rembrandsplein' de keyifle sarhoş olup, FE-BO bulmak için koşturmak. 22.00' dan önce coffee-shoplara yetişmek, sevdiğin dostlarınla vondellpark' ta keyif yapmak, new york harici belki de en dolu müzeleri bir solukta gezmek, her gittiğinde ailenden trip yemek, her dönüş uçağında bir sonraki ziyaretin gidişini planlamak, zeeburg' tan Leidseplein' e gitmek ama o kadar sarhoş olmak ki dönememek. Çok seviyorum, çok seversiniz. Uyuşturucunun serbest olduğu şehir değil çünkü Amsterdam. Her şeyin serbest olduğu şehir.
Not: Serbest olmayan tek şey -> bisikletlilere çarpmak, sakın yapmayın, ben yürürken çarptım ( ki bence o bana çarptı ) , adamların içindeki Adana' lı ortaya çıktı.